Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/11317 E. 2025/26108 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/11317
Karar No
2025/26108
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1414 E., 2019/337 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/128 E., 2018/72 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma SUÇ TARİHLERİ : Sanıklar .., .. ve ... yönünden; 29.07.2016 Sanık ... yönünden; 25.09.2016 HÜKÜM : Sanıklar hakkında ayrı ayrı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 2. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; a. Sanığın ByLock tespit edilen GSM hattını kullanmadığını, örgüt içerisinde Burak isimli bir şahsın talebi üzerine hat çıkarıp ona verdiğini beyan etmesi ve ByLock tespit değerlendirme tutanağında da kullanıcı adının "buurak" olduğunun anlaşılması karşısında, ByLock tespit edilen GSM hattının gerçek kullanıcısının tespiti için HTS kayıtlarının celbi ile bilirkişi marifeti ile inceleme yaptırılması ve ayrıca ByLock tespit değerlendirme tutanağında eklenen ve ekleyen kişilerin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, b. Kabul ve uygulamaya göre de; Dosya arasında yer alan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının sanığa ait olup olmadığının tespiti yapılıp ve sanığa ait olmadığı tespiti halinde ise; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.

Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde; Örgüt evlerinde kaldığını, kod isim kullandığını, sohbetlere katıldığını beyan eden, silahlı terör örgütüne üye olduğu kabul edilen sanık hakkında, incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yargılama aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin, niteliği ve faydalılık derecesi ile etkin pişmanlıkta bulunulan aşama gözetilerek TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca tayin olunan cezadan dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun makul bir indirim yapılması gerekirken yeterli ve yerinde olmayan gerekçe ile TCK'nın 221. maddesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Aşama beyanlarında kendilerinin örgütle iltisakına ilişkin birtakım bilgiler veren, ancak mahkeme huzurunda etkin pişmanlık hükümleri anlatılmaksızın savunmaları alınan sanıkların, etkin pişmanlık hükümlerinin kapsamlı şekilde anlatılarak hatırlatılması, sanıkların etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemesi halinde ayrıntılı savunmalarının alınması neticesinde, verdikleri bilgilerin konum ve faaliyetleri ile uyumlu ve yeterli olup olmadığı, eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği de mahkemece takdir edilip, bu bağlamda beyanlarının doğruluğunun denetlenmesi suretiyle, sonucuna göre aynı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmasında zorunluluk bulunması,

Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/11317, K. 2025/26108, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-11317-e-2025-26108-k-37df20019e86