Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/10964 E. 2025/27609 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10964
- Karar No
- 2025/27609
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1016 E., 2018/1084 K. İLK DERECE : Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/106 E., 2017/185 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Sanıklar hakkında ayrı ayrı; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5, TCK’nın 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedeni bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre; I- Sanık ... .... (...) hakkında yapılan temyiz incelemesinde; Sanık müdafii tarafından istinaf aşamasında 02.04.2018 tarihinde sunulan dilekçe ile sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak ve örgütle irtibatına ilişkin bilgiler vermek istediğinin bildirmesi karşısında, öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek etkin pişmanlık kurumunun mahiyet ve şartları da anlatılarak ayrıntılı ifadesinin alınması, vereceği bilgilerin örgüt içerisinde kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, eldeki bilgilerle örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221/4-2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması, II- Sanık ... ... (...) hakkında yapılan temyiz incelemesinde; 1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilmesi lüzumu, 2- Hükümden sonra dosyaya gelen Erzurum İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan incelemeler sonucu düzenlenen araştırma tutanağında ... ID nolu ByLock kullanıcısının yaptığı yazışma içeriklerinde sanığın adının geçtiği ve bilgilerin sanıkla uyumlu olduğunun belirtildiği anlaşılmakla; öncelikle anılan ByLock ID kullanıcısının açık kimlik bilgilerinin tespiti ile hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığının tespitine çalışılması, bulunması halinde söz konusu soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi ve belgelerin dosya içerisine alınması ve sözü edilen şahıs tanık olarak dinlenerek ByLock yazışma içeriklerinin sorulması; ayrıca temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan 26.10.2018 tarihli dijital veri inceleme raporu ile birlikte UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı da araştırılıp, bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilip, sanık hakkında beyanda bulunan kişilerin duruşmada tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak, tüm bu delillerin CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, III- Sanık ... hakkında yapılan temyiz incelemesinde; 1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilmesi lüzumu, 2- Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek; öncelikle ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde ankesör/büfe raporlama modülü ATAÇ programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtildiği gözetildiğinde, Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde astsubay olarak görev yapmakta olan sanık ile ilgili ATAÇ programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının talep edilmesi, ardışık aramalar kapsamında ardışık şekilde arandığı tespit edilen asker şahıslar hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak bulunması halinde adı geçen şahısların tüm aşama ifadelerinin getirtilerek gerekirse tanık olarak dinlenmeleri gerektiğinin düşünülmemesi, 3- Hükümden sonra dosyaya geldiği anlaşılan ... K. isimli şahsa ait ifade ve teşhis tutanakları ile birlikte UYAP sisteminde bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında bilgi ve beyana rastlanması halinde söz konusu delillerin ve ifade tutanaklarının aslı veya onaylı örneklerinin dosyaya getirtilmesi, beyanda bulunan kişilerin duruşmada tanık olarak beyanlarının alınması, toplanacak tüm delillerin CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine duruşmada okunması ve tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, IV- Kabul ve uygulamaya göre ise; Sanıklar hakkında belirlenen temel cezaların, suçun niteliği gereği artırılırken artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi yerine 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesi olarak gösterilmesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen sebeplerden dolayı, sanık ... ..... (......) yönünden sair yönleri incelenmeyen, hükümlerin CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.