Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/11070 E. 2024/43 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11070
- Karar No
- 2024/43
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1279 E., 2018/1670 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Sanıklar hakkında CMK'nın 223/4-a maddesi gereğince ayrı ayrı ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlara yönelik hükmün kaldırılması suretiyle hükmolunan hapis cezaları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama - bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ...'ün, ... müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2017 tarih, 2016/32 Esas, 2017/274 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı TCK'nın 221/4-1 inci cümle ve CMK'nın 223/4-a maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. 2.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 26.09.2018 tarih, 2018/1279 Esas, 2018/1670 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi ve 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3'er yıl 1'er ay 15'er ... hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.06.2021 tarih ve onama ve bozma görüşlerini içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ...'ün temyiz istemleri özetle Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanıkların eylemlerinin terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesinec verilen hükmün kaldırılması suretiyle sanıkların atılı suçtan cezalandırılmalarına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik yapılan incelemede, Ayrıntıları (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 14.11.2017 tarih ve 2017/1824 Esas 2017/5384 sayılı kararında açıklandığı üzere; silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan sanık ...'ün, yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafi bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 156 ncı maddesi gereğince re’sen de müdafi görevlendirilmeyerek savunma hazırlama imkanları itibariyle çelişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesinin ve Anayasa'nın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ıncı maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılama hakkının ihlali sonucunu doğuracak biçimde, adaletin selameti açısından gerekli olan müdafiinin hukuki yardımından yararlandırılmadan yargılama yapılıp sorgusu tespit edilmek ve hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 150/3, 188/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi, 2. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede, Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı Kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. TCK’nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığım söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). TCK’nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olaylar değerlendirildiğinde, Duruşmada da tekrar ettiğini beyan ettiği savcılık ifadelerinde örgüte ait, Burç Okulları bünyesindeki ... isimli okulda eğitim aldığını, bu sırada dini gecelerde, örgütün yaptığı davet üzerine, örgüte ait okulda etkinliklere katıldığını, bazı toplantılarda, ... isimli bir felsefe öğretmeninin kendilerine sohbet verdiğini, 2014 yılı Haziran ayında bu şahsın, telefonlara bir program yükleneceğini ve bundan sonraki sohbetlerin tarihlerini, yerini ve saatini bu programla bildireceklerini söylediğini, ...'in bu programı, kendisine ait telefona da Google Play isimli siteden indirip kurduğunu, programı kullanmak için bir kullanıcı adı ve şifre belirlendiğini, kendisine bu programla yaklaşık on kadar mesaj geldiğini, kendisinde kayıtlı kişilerin şüpheli ..., ... ve ... isimli öğretmen olduğunu söyleyen sanık ... ile kovuşturma aşamasında etkin pişmanlıktan faydalanma talepli dilekçe gönderen ...'ün örgütle irtibatını ortaya koyan ifadeler verdiği, sohbetlere katıldığı kişilerin isimlerini verdiği, ByLock yüklediğini beyan ettiği, anlattıkları dışında aklına birşey geldiği takdirde Mahkemeye bildireceği şeklindeki ifadeleri karşısında; Haklarında soruşturma başlatılıp yakalandıktan sonra etkin pişmanlık beyanlarını sundukları, örgütte kaldıkları süre ve konumları itibarıyla örgütün yapısı, faaliyetleri, örgüt yapılanması ve mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulundukları aşama da gözetilerek sanıkların cezalarında üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla ceza tayin edilmesi, kanuna aykırı bulunmuştur. III. KARAR Sanık ... yönünden Başkaca yönleri incelenmeyen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.09.2018 tarihli ve 2018/1279 Esas, 2018/1670 sayılı Kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.