Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/10905 E. 2023/1204 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10905
Karar No
2023/1204
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1935 E., 2018/2174 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durum bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2018 tarihli ve 2018/175 Esas, 2018/357sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Trabzon Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2018 tarihli ve 2017/229 Esas - 2018/82 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.11.2018 tarihli ve 2018/1935 Esas-2018/2174 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31.05.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, arama, gözaltına alma, gözaltı süresinin uzatılması, avukat müvekkil görüşmesinin memur tarafından kayda alınması, tutuklama ve tutukluluğun devamı kararlarının yasal nedenler ihtiva etmekten uzak olduğuna, ByLock içeriklerinin beklenmemesinin hatalı olduğuna, savunma ve deliler dikkate alındığında sanığın beraat etmesi gerektiğine, sanığın ifadesinin baskı altında alındığına, müvekkilinin örgüt üyesi olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık hakkında Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 21.04.2017 tarihli 2017/1319 Esas sayılı iddianamesiyle üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle Terörle Mücadele Kanu'nu 5/1 ve 7/1 maddeleri delaletiyle Türk Ceza Kanu'nu 314/2, 53, 63, 58/9 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanıktan ele geçirilen 359077052905986 IMEİ nolu Samsung marka cep telefonuna, 89902860394234740147 ICCID nolu sim Kartına ilişkin Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 10.04.2017 tarihli inceleme raporunda; sanığın 16.11.2015 tarihinde bahsi geçen cep telefonuna FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün haberleşmede kullandığı ByLock adlı kripto programı yüklediği, bahsi geçen programın son başlatma tarihinin 02.02.2016 tarihi olduğu, kullanıcı mail adresinin "frhtrkn@gmail.com" adresi olduğu ;sanığın 05.11.2015 tarihinde Kakao Talk adlı programı cep telefonuna yüklediği , son başlatma tarihinin 15.03.2016 tarihi olduğu, kullanıcı mail adresinin "arknfrht@gmail.com " adresi olduğu; yine sanığın üst düzey programlardan olan Eagle adlı kripto programı bahsi geçen telefonuna yüklediği, söz konusu programa ilişkin son başlatma tarihinin 04.10.2016 tarihi olduğu; sanığın 08.11.2015 tarihinde Coco adlı programı bahsi geçen cep telefonuna yüklediği, programın son başlatma tarihinin 05.01.2016 tarihi olduğu, kullanıcı mail adresinin "frhtkn01@gmail.com " adresi olduğu bildirilmiştir. Sanıktan ele geçirilen dijital materyallerden Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından alınan imajlara ilişkin yapılan inceleme sonucunda Terörle Mücadele Şube Görevlilerince düzenlenen 11.04.2017 tarihli inceleme raporunda; Sanığın Eagle adlı kripto programını 06.11.2015 tarihinde aradığı; Sanığın 08.11.2015 tarihinde Coco adlı programı aradığı; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün haber sitelerinden biri olan "herkul.org" adlı siteyi 09.01.2017 tarihinde aradığı;yine sanıktan ele geçirilen cep telefonunda yüklü olan uygulamalar arasında "Clean Them All" adlı programa rastlanıldığı, söz konusu programın 03.03.2016 tarihinde yüklendiği, bu programın wipe (geri dönüşümsüz silme) ByLock ve EAGLE programlarına yönelik uygulama olduğu; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün basın ve haber uygulamaları olan "Posta Haber" ve "Aktif Haber " uygulamalarını 17.07.2016 tarihinde bahsi geçen telefonuna yüklediği belirtilmiştir. Her ne kadar sanık mahkeme huzurunda alınan beyanlarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün haberleşmede kullanmış olduğu ByLock programını yüklemediğini, söz konusu programı kullanmadığını, soruşturma aşamasında söz konusu programı kullandığına yönelik vermiş olduğu beyanlarını baskı ve zorlama altında vermiş olduğunu savunmuş ise de; CMK'nın m.148/4 hükmü gereğince şüphelinin ifadesi müdafii olmaksızın kolluk tarafından alınmış olması halinde bu ifade hakim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmamış ise bu ifadenin hükme esas alınamayacağının bildirildiği, yani bu durumda Kolluk ifadesinin hükme esas alınabilmesi için; ya şüpheli veya sanığın ifadesinin müdafii huzurunda alınmış olması ya da kolluğun müdafi olmadan aldığı ifadenin hakim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından bu ifadeyi doğrulamış olması gerekmektedir. Somut olayımıza bakıldığında sanığın kollukta ve Sulh Ceza Hakimliği huzurunda vermiş olduğu ifadelerini avukat huzurunda vermiş olduğu, söz konusu tutanaklarda sanığın tehdit, baskı, cebir ve zorlama altında beyanlarda bulunduğuna ilişkin bir ibarenin yer almadığı,bu hususa ilişkin tutanaklara yansıyan bir durumun bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda soruşturma aşamasında verilen beyanın olayın hemen akabindeki sıcağı sıcağına beyan olması, sanığın beyanlarının baskı veya zorlama altında alındığına ilişkin tutanaklara yansıyan bir durumun olmaması gözönüne alınarak sanığın soruşturma aşamasında alınan beyanlarına itibar edilmiştir. Tüm bu hususlar gözönüne alınıdığında; sanığın 0531 (...) (..) (..) nolu GSM hattının kendisine ait olduğunu beyan etmesi, ayrıca Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.'nin 07.08.2017 tarihli yazısı ile 0531 (...) (..) (..) numaralı GSM hattının sanık ... adına kayıtlı olduğunun bildirilmesi, sanıktan ele geçirilen dijital materyallere ilişkin yapılan inceleme raporunda sanığa ait cep telefonunda ve GSM hattı üzerinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşmede kullanmış olduğu başta ByLock olmak üzere diğer kripto programlara rastlanılması, KOM şube Müdürlüğü tarafından mahkememize gönderilen ByLock sorgu sonucuna ilişkin tutanakta sanığın kendisine ait 0531 (...) (..) (..) nolu GSM hattı üzerinden 35344902277843 IMEİ nolu cihaz ile söz konusu ByLock adlı kripto programa bağlanıldığının bildirilmesi, dosya arasında bulunan ByLock baz bilgisini içerir tutanaklarda belirtilen baz bilgisinin sanığın o tarihler itibari ile bulunduğu yerler ile uyum içerisinde olması, dosyadaki delillerin sanığın soruşturma aşamasında vermiş olduğu ByLock adlı programı kullandığına ilişkin beyanlarını destekler mahiyette olması gözönüne alınarak sanığın mahkememiz huzurunda vermiş olduğu ByLock adlı kripto programı kullanmadığına yönelik beyanlarının üzerine atılı suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, dosya kapsamı ile uyumlu olmadığı anlaşılmakla, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşmede kullanmış olduğu ByLock programının kullanıcısı olduğu anlaşılmış olup, sanığın bu yöndeki suçtan kurtulmaya yönelik mahkememiz huzurundaki savunmalarına itibar edilmemiştir. Bu itibarla sanığın FETÖ\PDY silahlı terör örgütünün iletişim aracı olarak kullanmış olduğu ByLock, Kakao Talk, Coco, Eagle adlı kripto programları kullanmak sureti ile üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlemiş olduğu anlaşılmakla, eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 314/2 maddesi gereğince suçun işleniş şekli, sanığın sabit olan örgüt üyeliğine konu eylemleri dikkate alınarak takdiren alt sınırdan ceza tayin edilmek sureti ile cezalandırılmasına, sanığın işlemiş olduğu suç TCK'nın 314/2 maddesinde belirtilen suç olduğundan sanığa verilen cezadan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesi gereğince 1/2 oranında arttırım yapılmasına, sanığın soruşturma aşamasındaki ikrar niteliğinde kabul edilen beyanları lehine taktiri indirim nedeni kabul edilerek sanığa verilen cezadan TCK'nın 62 nci maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığın etkin pişmanlık kapsamında herhangi bir beyanda bulunmadığı nazara alındığında yasal koşulları oluşmadığından sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, söz konusu ölçütler doğrultusunda ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının talep edilmesi, beyanları temyiz aşamasında dosyaya giren A.Ü.'nün beyanlarınının CMK'nın 217/1 inci maddesi uyarınca okunması ve gerekirse duruşmada tanık sıfatıyla dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27/11/2018 tarihli ve 2018/1935 Esas- 2018/2174 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/10905, K. 2023/1204, T. 13.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-10905-e-2023-1204-k-68860b35fe4e