Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/10516 E. 2025/28354 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10516
Karar No
2025/28354
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1711 E., 2018/1454 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/47 E., 2017/168 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM :TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi gereğince temyiz incelemesi sonrasında dosyanın bozma üzerine gönderildiği Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Cumhuriyet savcılığınca şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan tanıklar ...,....................................'nin hükme esas alınan beyanlarının suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması, 5271 sayılı CMK'nın 210. maddesi amir hükmü ve sanık savunmasının da denetlenmesi gerekliliği karşısında, adı geçen tanıkların duruşmaya getirtilerek, taraflara da soru sorma hakkı tanınmak suretiyle beyanının tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan ...., İle .....'nin ifade ve teşhis tutanaklarının 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulmasından sonra yargılama aşamasında dosyaya bulunan ....,.... ile birlikte tüm şahısların tanık sıfatıyla dinlenilmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini lüzumu, 3. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; sanığın ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurularak bu kişilerin HTS ve baz kayıtlarının getirtilip, sanık ile bu kişilerin konuşma ve bir araya gelme durumlarının incelendikten sonra sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/10516, K. 2025/28354, T. 11.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-10516-e-2025-28354-k-30e1ffda8346