Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2013/10063 E. 2013/18772 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/10063
- Karar No
- 2013/18772
- Karar Tarihi
Kasten yaralama suçundan sanık ...'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2 ve 86/3-a maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanunun 51. maddesine göre ertelenmesine, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca 1 yıl süre ile denetimli serbestlik altında bulundurulmasına, 5. fıkra gereğince sanığa rehberlik edecek uzman kişi görevlendirilmesine, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç islememesi veya denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmaması hâlinde cezanın infaz edileceği, suç işlemediği takdirde cezasının infaz edilmiş sayılacağına dair Tuzla Sulh Ceza Mahkemesinin 26/12/2007 tarihli ve 2007/325 Esas, 2007/393 sayılı kararının infazı sırasında, denetimli serbestlik tedbirine uymadığından bahisle verilen 6 ay hapis cezasının infazına ilişkin aynı Mahkemenin 07/07/2008 tarihli ve 2007/325 Esas, 2007/393 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 22.02.2013 tarih ve 2013/3057-12755 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2013 tarih ve 2013/77035 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 51/3. maddesindeki; "Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.", 51/4. maddesindeki; "Denetim süresi içinde; a) Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine, b) Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine, mahkemece karar verilebilir.", 51/7. maddesindeki; "Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir." Hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kısa süreli hapis cezalarının ertelenmesine karar verildikten sonra, sanığın 1 yıl denetim süresine tâbi tutulmasının ve denetim süresi içinde rehberlik edecek bir uzman kişinin görevlendirilmesinin 5237 sayılı Kanunun 51/4. maddesinde sınırlı olarak sayılan yükümlülüklerden ve 50/1. maddesinde düzenlenen kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlardan olmaması karşısında, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlediği hususunda dosyada bilgi veya belge bulunmayan ve kendisine yükümlülük yüklenmeyen sanığın ertelenen hapis cezalarının tamamen infazına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2012 tarih ve 2011/6-386 Esas, 2012/99 sayılı Kararına ve T.C. Anayasasının 40/2. maddesine göre, mahkeme, taraflara hangi kanun yolları ve mercilere başvurulacağını ve sürelerini açıkça belirtmek zorunda olup,itiraz mercii ve süresi kararda belirtilmediği gibi sanığa bu hususta çıkarılan meşruhatlı davetiyede kanun yolunun itiraz yerine yanlış olarak temyiz ve Yargıtay olarak gösterildiği anlaşıldığından; karar bu haliyle kesinleşmemiştir. 5271 sayılı CMK'nin 309/1. maddesine göre, kesinleşmemiş kararlar aleyhine kanunun yararına bozma yoluna gidilemeyeceğinden, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.