Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2010/932 E. 2012/14612 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/932
- Karar No
- 2012/14612
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; 1- Ruhsatsız tabanca taşıma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Müştekinin sanığın kendisini kuru sıkı tabanca ile yaraladığından söz etmesi, olayda kullanılan silahın ele geçirilememesi, olay yerinden bir adet ses ve gaz fişeği kovanı elde edilmesi karşısında sanığın olayda kullandığı tabancanın 6136 sayılı Yasa kapsamında yasak niteliğini haiz silahlardan olup olmadığının belirlenememesi karşısında sanığın üzerine atılı ruhsatsız tabanca taşıma suçunun koşullarının oluşmadığı, sanığın ateşlenen bir silahın işlevine uygun ve sonuç doğurmaya elverişli bulunmayan "kuru sıkı" olarak tabir edilen tabanca ile yerleşik yerde ateş etme şeklindeki eylem, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 36/1. madde ve fıkrasında tanımı yapılan gürültüye neden olma suçu kapsamında olup idari yaptırımı gerektirdiği, ancak 5326 sayılı Yasanın 20/2-c madde ve fıkrası uyarınca suç tarihinden inceleme tarihine kadar da soruşturma zamanaşımının dolduğunun gözetilmesi zorunluluğu, Sanığa atılı gürültüye neden olma suçunun temas ettiği yasa maddesinde gösterilen cezanın üst sınırına ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 20/2-d madde ve fıkrasına göre, 2 yıllık soruşturma zamanaşımına tabi olup kabahati oluşturan fiilin işlendiği tarihten inceleme tarihine kadar bu sürenin dolmuş olduğu anlaşılmakla, hükmün CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, Ancak, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'un 322. ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 20/2-d madde ve fıkraları gereğince sanık hakkındaki soruşturmanın zamanaşımı nedeniyle Kabahatler Kanununun 20/2-d madde ve fıkrası gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE, 2- Yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık hakkında TCK'nin 53. maddesinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmeliğinden tebliğnamenin 2 no.lu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak, 1- Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında; müştekinin kendisine bıçakla saldırması üzerine kaçarken ateş ettiğini belirttiği, yaralama anını gören başka tanığın da bulunmadığı nazara alındığında şüpheden sanık yararlanır kuralı gereğince sanık lehine haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Kabule göre de; CMK'nin 231/6 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için kanunun öngördüğü objektif ve subjektif koşulların her olaya özgü olarak araştırılıp değerlendirilerek sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya bırakılmamasına karar verilmesi gerekirken yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi, Bozmayı gerektirmiş, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 09.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.