Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2010/430 E. 2012/7645 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/430
- Karar No
- 2012/7645
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetlerine dair. Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; 1-Sanık ... hakkında: Sanığın tüm aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, kavga esnasında mağdur ...'nin, sanık ...'nin üzerinde olduğunu, mağdur ... ...'yi, tanık ... ... ile birlikte sanık ...'nin üzerinden çektiklerini beyan ettiği, bu savunmasının tanık ... ... ve diğer sanık ... tarafından da doğrulandığı anlaşılmakla, sanık ...'in üzerine atılı suçu işlediğine dair, olay tarihinde alkollü olan mağdur ...'nin iddiasından başka hangi delillerin olduğunun gösterilmemesi, 2-Sanık ... Hakkında: Sanığın tüm aşamalardaki savunmalarında abisi olan mağdur ...'nin kendisine küfür edip vurmaya başladığını, kendisinin karşılık vermediğini, en son yere düştüğünü, abisinin kendisinin gırtlağına sarıldığını, o ara abisini üzerinden aldıklarını, abisinin tekrar üzerine geldiğini, kendisinin de abisi ...'yi ittirdiğini belirttiği, bu savunmasının tanık ... ... tarafından da doğrulandığı anlaşılmakla, sanık lehine haksız tahrik maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılmaması, 3-Her iki sanık hakkında: 5237 Sayılı TCK.nın 87/3.maddesinin, 19/12/2006 tarih ve 5560 sayılı yasanın 4.maddesi ile yapılan değişikliğe kadar müstakil fıkra olduğu, 5560 sayılı yasanın 4. maddesi ile yapılan değişiklikle, kemik kırığı oluşacak şekilde meydana gelen yaralamalarda, temel cezanın TCK'nın 86/1. maddesine göre belirlenip kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre TCK'nın 87/3 maddesi gereğince yarısına kadar artırılabileceğinin düzenlendiği, buna göre yasa değişikliğinden önceki ve sonraki yasal düzenlemelerin eyleme uygulanıp, elde edilecek sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken, denetime olanak vermeyecek şekilde doğrudan, değişiklikten önceki yasa maddelerinin uygulanarak yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı ise de, temel cezanın alt hadden belirlenmesi nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden aleyhe bozma nedeni yapılmamıştır. a)Sanıklar hakkında, sanıkların kişilik özellikleri göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyecekleri hususunda kanaate varılmadığı gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş, ancak; her iki sanık hakkında sanıkların geçmişteki hali, suç işleme hususundaki eğilimine göre cezasının ertelenmesi halinde ileride bir daha suç işlemekten çekinmesine sebep olacağı hakkında mahkemece vicdani kanaate varıldığından cezalarının TCK 51. maddesine göre ertelenmesine karar verilerek gerekçede çelişkiye düşülmesi, b)TCK 53/4 maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasının ertelenmesi durumunda TCK 53/1 maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, c)TCK 53/1-c maddesinde yazılı kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kullanmaktan 53/3. maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, d)CMK 325, 326/2 maddeleri uyarınca yargılama giderlerinin sanıklara payları oranında yükletilmesi gerekirken, sanıklardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin ve sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 29/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.