Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/2724 E. 2026/4743 K. – Nüfus Kaydının

Konu: Nüfus Kaydının Düzeltilmesi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2724
Karar No
2026/4743
Karar Tarihi
Konu
Nüfus Kaydının Düzeltilmesi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2982 E., 2025/3250 K. DAVA TÜRÜ : Nüfus Kaydının Düzeltilmesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/24 E., 2025/116 K.

Taraflar arasındaki nüfus kaydının düzeltilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince 20.01.2026 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir.

Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Temyiz istemi, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 20.01.2026 tarihli ek kararına ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar, davacı vekiline 30.12.2025 tarihinde tebliğ edilmiş; temyiz dilekçesi ise yasal süre geçirildikten sonra 14.01.2025 tarihinde verilmiştir.

Temyiz dilekçesinin süre aşımı sebebiyle reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.

KARAR Açıklanan sebeple; Samsun Bölge Adliye Mahkemesince verilen 20.01.2026 tarihli ek kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.04.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır (Tebligat Kanunu md.7/a-f.4, Elektronik Tebligat Yönetmeliği md. 9/6).

Bilindiği üzere bir takvim günü, gece saat 24.00'den (12. 00... .00 olarak da adlandırılır) ertesi gece 24.00'e kadar olan saat dilimidir. Diğer bir anlatımla bir takvim günü, gece saat 00.00’dan (12 saatlik zaman dilimine göre ise gece 12.00’den) başlayıp ertesi gece 24.00’e kadardır. Ertesi gece saat 24.00'de (yani saat 00.00'da) diğer gün başlar. Birbirini izleyen günler arasında ara bir zamanın bulunmadığı, bir günün sona ermesiyle diğer günün başlayacağı da kuşkusuzdur.

Bu durumda, elektronik yolla yapılan bir tebligatın muhatabın adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılmasından, beşinci günün sona ermesi ve altıncı günden itibaren yasal sürenin başlayacağını anlamak gerekir. Aksi düşünce kabul edilirse, yasada “beşinci günün sonunda yapılmış sayılır” ibaresinde yer alan “sonunda” sözcüğünün hiçbir anlamı bulunmamaktadır. Hem bir günün sonundan söz edip hem de o gün tebligatın yapılmış sayılacağı başlı başına bir çelişki oluşturur. Ayrıca, “muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci gün” hesaplanırken, tebligatın beşinci günde yapılmış kabul edilmesi hâlinde; tebligatın, beşinci günün “başında”, “ortasında”, “sonunda” yapılmış olmasının bir farkı da kalmaz. Oysa yasa koyucu burada, “izleyen beşinci günün sonunda” ibaresiyle; tebligatın okunmuş sayılması (tebligatın yapılmış sayılması) için tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihten sonra beş tam günün geçmesini amaçlamıştır. Diğer bir anlatımla, muhataba tebligatı okuması (tebellüğ etmiş sayılması) için, tebligatın elektronik adresine ulaştığı gün hariç beş tam gün verilmiştir. Yasa koyucu, tebligatın elektronik adrese ulaştığı günü izleyen beşinci günde tebligatın yapılmış sayılacağını amaçlasaydı, “izleyen beşinci günün sonunda” ibaresinin yerine “izleyen beşinci günde” tebligat yapılmış sayılır şeklinde düzenleme yapabilirdi. Dolayısıyla “beşinci günün sonunda” şeklindeki düzenlemeyi, elektronik yolla yapılan tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci gün bittikten sonra; yani, izleyen altıncı günde yapılmış sayılır şeklinde anlamak gerekir.

Eldeki temyiz başvurusunun yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava dosyasına göre Mahkeme kararının davacı vekilinin elektronik adresine 25.12.2025 tarihinde ulaştığı anlaşılmaktadır. Tebligat, davacı vekilinin elektronik adresine ulaştığı tarihi (25.12.2025 gününü) izleyen beşinci günün sonunda (beş tam gün sonra); yani, 30.12.2025 gününün bittiği (sona erdiği) ve 31.12.2024 gününün başladığı gece saat 00.00’da yapılmış sayılacaktır. 31.12.2025 tarihi çarşamba gününe rastlamaktadır. Bu durumda, davalının iki haftalık istinaf süresi 14.01.2026 çarşamba gününe kadar devam etmektedir (6100 sayılı Kanun md. 92/2, 361/1). Ayrıca, elektronik ortamda yapılan işlemlerde ise süre gün sonunda bitmektedir (6100 sayılı Kanun md. 445/4).

Davacı vekili, 14.01.2026 çarşamba günü (son gün) kararı temyiz ettiğine göre, davacının temyizi süresinde olup temyiz edilen ek kararın kaldırılarak temyiz isteminin esas yönüyle incelenmesi gerekmektedir.

Bu sebeple değerli çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2026/2724, K. 2026/4743, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2026-2724-e-2026-4743-k-7bdad246f73a