Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/9730 E. 2026/5995 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9730
- Karar No
- 2026/5995
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2292 E., 2025/2318 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2024/6 E., 2025/248 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından tamamı yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... geldi. Karşı taraf davacı ... ve vekili gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Davacı vekili Avukat ...'un mazeret bildirdiği görüldü. Usul ve yasaya uygun bulunmayan davacı vekilinin mazeretinin reddine karar verildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkek vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2 Ortak çocuklar ..., ... ve ...'ın velayet düzenlemesi yönünden re'sen yapılan incelemede; Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi karar tarihinden sonra ... Çocuk ... Merkezi Müdürlüğünce düzenlenen 04/08/2025 tarihli rapor sırasında alınan beyanlarında 2009 doğumlu ..., 2010 doğumlu ... ve 2011 doğumlu ... isimli çocukların anneleri ile kalmak istemedikleri yönündeki görüşleri, Gülşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/1127 Soruşturma sayılı dosyasının içeriği gerekçe gösterilerek ortak çocuklar ..., ... ve ...'ın velayetinin babaya verilmesine karar verilmiş ise de;
Velâyet düzenlemesi yapılırken; gözönünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun "Üstün yararı”dır. (Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme 3 üncü maddesinin Çocuk Haklarının Kullanılmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesi 1 inci maddesi, 4721 sayılı Kanun'un 339 uncu maddesinin birinci fıkrası, 343 üncü maddesinin birinci ve 346 ncı maddesinin birinci fıkraları; 5395 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin (b) bendi) Çocuğun üstün yararını belirlerken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararları; ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur. Velâyet düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup, re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. Bu nedenle yargılama sırasında meydana gelen gelişmelerin bile göz önünde tutulması gerekir. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12 inci ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 üncü ve 6 ncı maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Çocuğun üstün yararı gerektirdiği takdirde, görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür. Somut olayda, baba ...'ın yurt dışında yaşadığı, ortak çocukların ise fiilen ...'ın babası ve annesi ile birlikte yaşadıkları, Gülşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/1107 Soruşturma sayılı dosyasında annenin 14.09.2025 tarihli ifadesinde, eşinin babası olan ... tarafından ortak çocuk 2017 doğumlu ...'nın istismar edildiğinin iddia edildiği, bu kapsamda aynı tarihte beyanlarına başvurulan ...'nın dedesi tarafından istismara uğradığı, bazen fiziksel şiddet gördüğünü söylediği, aynı soruşturma kapsamında tanık olarak dinelen ortak çocuk Serhat'ın da, ...'nın beyanlarını doğrular nitelikte anlatımlarda bulunduğu, bu kapsamda velayetin babaya verilmesi durumunda fiilen çocuklarla birlikte olacağı anlaşılan dede ... yönünden soruşturma dosyasını celbi, dosyanın tekrar bilirkişi heyetine tevdii, ortak çocuklar ..., ... ve ...'ın yeniden beyanlarının uzman vasıtası ile tespiti ve alınacak rapor sonucunda ortak çocuklar ..., ... ve ...'ın velayeti hususunda hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda (2) numaralı paragrafta belirtildiği üzere velâyet düzenlemesi yönünden re'sen BOZULMASINA, 2.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davalı erkek vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortak çocuklar ..., ... ve ...'ın velayet düzenlemesi dışında kalan diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 40.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı ...'dan alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davalı ...'a verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.