Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/9025 E. 2026/7001 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9025
Karar No
2026/7001
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/891 E., 2025/744 K. DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı ve Ziynet Eşyasının Aynen, Mümkün Olmaması Halinde Bedelinin İadesi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Aile Mahkemesi SAYISI : 2013/64 E., 2023/647 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen davacı kadın vekili tarafından sadece ziynet davası yönünden, davalı erkek vekili tarafından hem ziynet hem katılma alacağı davası yönünden temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı kadın vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı ... vekili Av. ... ile karşı taraf davalı ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1. Katılma alacağı davası yönünden davalı erkek vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Ziynet davası yönünden taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelemesinde; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür (TMK md. 6). İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK md.190). İspat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer.

Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki, davacı kadının dava ve cevaba cevap dilekçesinde, 22 adet bilezik ve 96 adet büyüklü küçüklü altın takıldığını, erkeğin düğünden hemen sonra altınları alıp bankada kasada tuttuğunu, daha sonra buradan alıp bozdurduğunu ileri sürdüğü; davalı erkeğin de altın miktarının doğru olmadığını ve kadının altınları bozdurarak kendi hesabına yatırdığını savunduğu, davalı erkeğin düğün takılarının erkeğin kişisel malı olduğuna yönelik bir savunmasının ise olmadığı anlaşılmaktadır.

O halde, öncelikle ziynet eşyalarının varlığının ve ziynet eşyalarının iade edilmek üzere davalı kocaya verildiğinin ispatı davacı kadına ait olup toplanan deliller ile tanık beyanları ve düğün görüntülerine göre ziynet eşyalarının varlığı sabittir. Diğer yandan, takılan çeyrek altınların bozdurularak tarafların balayı masraflarının karşılandığı tarafların kabulünde olup çeyrek altınların davalı erkek tarafından kadına iade edilmemek üzere alındığı da davalı erkek tarafından iddia ve ispat edilmemiştir. Ayrıca, davalı erkeğin düğün takılarının erkeğin kişisel malı olduğuna yönelik bir savunmasının olmamasına rağmen sadece kadının üzerine takılı altınlar yönünden Bölge Adliye Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

Son olarak, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının talep ettiği, bilirkişi raporunda tespit edilen ve varlığı ispatlanan 18 adet bilezik yönünden yapılan araştırma ve inceleme de yeterli değildir. Şöyle ki, davacı kadının davalı erkeğin düğünden hemen sonra altınları alıp bankada kasada tuttuğunu, daha sonra buradan alıp bozdurduğunu ileri sürdüğü halde, davalı erkek adına banka kasası bulunup bulunmadığı yönünden bir araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmesi de hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Katılma Alacağı Davası Yönünden Davalı erkek vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının birleşen dava yönünden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

B. Ziynet Davası Yönünden Davacı kadın vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan sebeple BOZULMASINA, taraf vekillerinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı ... alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren ...'a verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden...'a yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna, Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran ...'e geri verilmesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/9025, K. 2026/7001, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2025-9025-e-2026-7001-k-390533cf3913