Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/6254 E. 2026/9422 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/6254
- Karar No
- 2026/9422
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2107 E., 2025/2446 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret,onama
I. Sanığın, hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291/1. maddesinde belirlenen iki hafta kanunî süre geçtikten sonra 29.01.2026 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, sanığın süresinde olmayan temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık müdafiinin, hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin ''suçun sübutuna, cezalandırmaya yeterli delilin bulunmadığına, orantılılık ilkesinin gözetilmediğine, fazla ceza verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, uygulama maddesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d olarak gösterilmiş ise de, hükmün gerekçesinde 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d-h maddeleri gereğince hüküm kurulacağının belirtildiği anlaşılmakla, uygulama maddesinin aynı Kanun'un 142/2-d-h maddesi olarak gösterilmesi gerekirken 142/2-h maddesi olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiş; dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Bölge Adliye Mahkemesince farklı bir hüküm kurulacağı durumlarda İlk Derece Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi gereği kaldırılmasına karar verildikten sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri, bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve aynı Kanun'un 303. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün olduğundan hüküm fıkrasının ilk paragrafından önce gelmek üzere; ''Sanık hakkında Karabük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2019 tarihli, 2019/352 Esas ve 2019/439 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nun 280/2 maddesi gereğince KALDIRILARAK'' ibaresinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun bulunan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca takdîren Karabük 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.