Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/5859 E. 2026/10960 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/5859
- Karar No
- 2026/10960
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/595 E. 2025/350 K. ŞİKÂYETÇİ: ... SUÇ: Hırsızlık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Bozma üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafinin temyiz isteminin, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin kesin, her türlü şüpheden uzak ve somut bir delil bulunmadığına, suça konu eşyaların değerinin yüksek olmadığına, hatalı karar verildiğine, sanık ... müdafinin temyiz isteminin ise, daha kesin ve somut delillere bakılmaksızın cezaya hükmolunduğuna, kararın bozulması gerektiğine dair olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Her ne kadar tebliğnamede "kısa kararın açıklandığı 11.06.2025 tarihli oturumda, sanıklar ve müdafilerinin esas hakkındaki savunmaları sorulduktan sonra karar verileceği uyarısı ile sanıktan son sözü soruldu denilmek suretiyle hangi sanıktan son sözünün sorulduğu belirtilmeksizin karar verildiğinden bahisle " hükümlerin bozulması gerektiği şeklinde görüş belirtilmiş ise de, kısa kararın açıklandığı 11.06.2025 tarihli celsede karar verileceği uyarısı ile sanıktan son sözü soruldu denildikten sonra, "Beraatimizi talep ederiz" şeklinde beyanda bulunulduğu anlaşılmakla, her iki sanığın da son sözlerini söylediklerinin anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki bozma istemine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, hükümler hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Kavak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Kavak 1. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.