Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/4316 E. 2026/11572 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/4316
- Karar No
- 2026/11572
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/623 E., 2025/767 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dairemizin 25.05.2022 tarihli ve 2020/29069 Esas, 2022/10329 Karar sayılı bozma kararında, sanığın ayrıntılı savunmasında özetle, yurtdışında bir firmayla sözleşme yaparak ... ilişkisi kurduğunu ve bu ... ilişkisi kapsamında olay günü hesabına gelen iki havaleyi çekip komisyon ücretini keserek kalan parayı ... yoluyla ... adlı kişiye gönderdiğini, sözleşme gereği Türkiye'deki müşterilerin kendisine ulaşmasının gerektiği, ancak müşterilerin kendisine ulaşmaması nedeniyle ikinci işlemde şüphelenip olay günü ve sonraki gün içinde bankaları arayarak ve şubelerine giderek durumu izah ettiğini ve hesap sahibi müştekilere ulaşmaya çalıştığını, ancak bankalar tarafından müşteri bilgilerinin kendisine verilmediğini ve bunun üzerine 05.03.2013 günü kendiliğinden emniyete giderek durumu anlattığını ve suç kastının olmadığını savunduğu ve dosya içerisindeki 05.03.2013 tarihli Yakalama Tutanağında da, sanığın 05.03.2013 günü saat 15.00 sıralarında kendiliğinden ... Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğüne gelip durumu anlattığının belirtilmesi karşısında; sanığın suç kastının bulunup bulunmadığına ilişkin savunmasının doğruluğunun kesin olarak tespiti bakımından, eksik incelemeden dolayı mahkûmiyet hükümlerinin bozulduğu; bozmadan sonra dosya içerisine getirtilen sanığın telefon hattının HTS kayıtları incelendiğinde, sanığın olay günü olan 04.03.2013 günü saat 13.32’de ... Bankası A.Ş.’yi, aynı gün saat 13.46’da ... Bankası Genel Müdürlüğünü aradığı, aynı gün saat 17.30’da ... Bankasına ait ... numarasını aradığı, aynı gün sat 18.45’te 155 ihbar hattını aradığı, aynı gün saat 18.48’de ...Müdürlüğünü aradığı, sanığın 05.03.2013 günü saat 16.03’te ...Müdürlüğünü aradığının tespit edildiği, sanığın ... Bankası hesap hareketlerinde olay tarihinden önce ve sonrasında yüklü miktarda şüpheli hareketlerin bulunmadığı, sanığın adli sicil kaydında ve UYAP'tan yapılan araştırmada benzer suçlardan kaydının bulunmadığı hususları bir arada nazara alındığında, sanığın ifadesinde ileri sürdüğü, olay günü hesabına para gönderen müştekilerin kendisine ulaşmamaları nedeniyle şüphelenerek müştekilerin hesaplarının bulunduğu ... Bankası ve ... Bankasını arayarak durumu anlatıp, müştekilere ulaşmak amacıyla müştekilerin bilgilerinin kendisine verilmesini talep ettiği, ancak bankalar tarafından bilgilerin verilmediği bunun üzerine kendiliğinden emniyete giderek olayı anlattığı ve suç kastının bulunmadığına dair savunmasının, gerek bozma sonrası dosya içerisine giren HTS kayıtları ve gerekse kolluk görevlilerince düzenlenen 05.03.2013 tarihli Yakalama Tutanağı içeriğine göre doğrulanmış olduğu gözetilmeden, yurt dışındaki meçhul faillerin işledikleri hırsızlık suçlarında sanığın suç kastı ve iştirak iradesinin bulunduğuna dair mâhkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın atılı suçlardan beraati yerine, yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.