Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/4002 E. 2026/9112 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4002
- Karar No
- 2026/9112
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/12 E., 2023/2558 K. SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, ret
Sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen cezaların miktarları itibariyle temyiz kabiliyeti bulunmadığından bahisle Bölge Adliye Mahkemesince sanık ...'in bu suçlara ilişkin temyiz talebinin 18.12.2023 tarihli ek karar ile reddine karar verildiği, ek kararın sanığa 23.12.2023 tarihinde tebliğ edildiği ve sanık ...'in ek karara ilişkin yeniden temyiz talebinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
1-Sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık tarafından yapılan temyiz isteminin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 18.12.2023 tarihli ve 2023/12 Esas, 2023/2558 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; temyiz isteminin reddine dair 18.12.2023 tarihli ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, 2-Sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii tarafından yapılan temyiz isteminin incelenmesinde 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tâbi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, 3-Sanıklar hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin "Sanığın yokluğunda karar verildiğine, sanığın aldığı cezalardan haberdar olmadığına, temyiz dışı sanık ...'nın beyanlarının çelişkili olduğuna ve sanığın suça iştirak etme iradesinin bulunmadığına," sanık ...'nın temyiz isteminin "Temyiz dışı sanık ...'nın beyanları dikkate alınarak hakkında ceza verildiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış zamanlarını gösteren çizelgeye göre, suç tarihinde güneşin doğuş saatinin 04.15 olduğu, sanıkların ifadelerinde suç saatine ilişkin beyanlarının bulunmadığı, katılanın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, komşusunun saat 04.30'da haber vermesi üzerine durumdan haberdar olduğunu beyan ettiği, kolluk görevlilerince tutulan tutanak içeriklerine göre; sanıkların suça konu iş yerine keşif amacıyla 04.26 sıralarında gittiklerinin belirtilmesi karşısında suçun gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.