Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/3535 E. 2026/11348 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/3535
Karar No
2026/11348
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/665 E., 2025/1087 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin "sanığın hırsızlık kastının bulunmadığına, suç saiki yönünden sanığın sosyal hayatının göz önüne alınması gerektiğine, sanığın lehine olan yasa hükümlerinin yanlış olduğuna, şikâyetçi ve sanığın uzlaştığına, zararın giderildiğine, suç unsurlarının ve delil tartışmasının hatalı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesini talep ettiklerine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Bozma üzerine yapılan yargılamanın 25.12.2025 tarihli karar duruşmasında alınan savunmasında sanığın, zararı gidermek istediğini; ancak şikâyetçi helal olsun dediği için zararı gideremediğini belirttiği, şikâyetçinin de aynı celsede şikâyetinden vazgeçtiğini, zararının giderilmediğini ama giderilmesini de istemediğini, sanık ile aralarında helalleştiklerini beyan etmesi karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından sanığa uygun süre verilerek, gerekirse mahkemece ödeme yeri belirlenip suçtan hasıl olan zararı ödeme imkanı tanınarak sonucuna göre sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Dairemizin 15.04.2025 tarihli ve 2022/11963 Esas, 2025/6476 Karar sayılı bozma ilâmından önce verilen 01.07.2020 tarihli kararda sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2016 tarihli ve 2016/338 Esas, 2016/646 Karar sayılı mahkûmiyet kararına konu 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının daha ağır olması nedeniyle bozma sonrası kurulan hükümde de bu ilâmın tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, bozma sonrası kurulan hükümde Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2016 tarihli ve 2016/484 Esas - 2016/467 Karar sayılı ilâmına konu aynı Kanun'un 292/1. maddesi uyarınca verilen 6 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması, 3. Sanık hakkında, Dairemizin 15.04.2025 tarihli bozma ilâmından önceki hükmün yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, bu hüküm aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı ve 5271 sayılı CMK'nın 307/5. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakka konu olan cezasının 5 yıl 15 ay hapis cezası olduğu gözetilmeden, bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda sanığın 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz istemi bulunmadığından aynı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek tekerrür uygulaması yönünden sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2016 tarihli ve 2016/484 Esas - 2016/467 Karar sayılı ilamına konu 6 ay hapis cezası esas alınarak belirlenmesine, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/3535, K. 2026/11348, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-3535-e-2026-11348-k-6c2b761ac7e2