Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/7357 E. 2026/11351 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/7357
Karar No
2026/11351
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1530 E., 2023/32 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

I - İş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 13.01.2023 tarihli ve 2022/1530 Esas, 2023/32 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;

Sanık hakkında, Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2021/858 Esas, 2022/289 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4, 62, 151/1 ve 62. maddeleri uyarınca sırasıyla kurulan 1 yıl 3 ay hapis ve 10 ay hapis cezaları ile mahkûmiyet hükümlerine konu cezaların türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları ile bu kararlara yönelik temyizlerin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları” nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,

II - Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, "ilk derece ve istinaf mahkemelerince kurulan hükümlerin gerekçe denetimi, orantılılık ilkesi, cezanın bireyselleştirilmesi ve savunma hakkı yönlerinden hem ulusal hem de uluslararası hukuk normlarına açıkça aykırı olduğuna, suça konu malın değerinin az olması karşısında, TCK’nın 145. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiğine, kararın gerekçesinin, tarafların iddialarını karşılayacak nitelikte ve denetime elverişli olması gerektiğine, somut olayda kast yoğunluğu, suçun işleniş biçimi gibi ifadelerin somutlaştırılmadığına, verilen cezanın adalet duygusunu zedeleyecek derecede ağır olduğuna, orantılılık ilkesini ihlal ettiğine, alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka aykırı olduğuna, Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarına göre:, aynı olguların hem indirim hem ret gerekçesi yapılamayacağına, TCK'nın 62. maddesinin uygulandığına, ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve ertelemenin gerekçesiz şekilde reddedildiğine, en ağır yaptırımların tercih edildiğine, alternatiflerin değerlendirilmediğine, bu yaklaşımın ceza hukukunun çağdaş anlayışına aykırı olduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/7357, K. 2026/11351, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-7357-e-2026-11351-k-4daea82d363b