Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/1924 E. 2026/10094 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1924
- Karar No
- 2026/10094
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/139 E., 2025/606 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak, 1. Sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanması sırasında, suç tarihi itibariyle yasal olarak en fazla 1/3 oranında artırım yapılabileceği gözetilmeden, yasada gösterilen en üst artırım oranını da aşacak şekilde 1/2 oranında artırım yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi, 2. Kabule göre de; Dairemizin 19.11.2024 tarihli ve 2022/10597 Esas, 2024/17057 Karar sayılı bozma ilâmı öncesi, 15.06.2021 tarihli kararda sanığın hırsızlık suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün sanık tarafından temyiz edildiği ve aleyhe temyiz bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında bozma sonrası kurulan hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza bakımından kazanılmış hakkının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.