Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/15376 E. 2026/10092 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2025/15376
Karar No
2026/10092
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2957 E., 2025/1073 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması, bozma

I - Sanık ... hakkında verilen temyiz isteminin reddine dair ek karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 23.06.2025 tarihli ve 2023/2957 Esas, 2025/1073 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Yokluğunda verilip usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291/1. maddesinde öngörülen iki haftalık yasal süreden sonra temyiz eden sanığın temyiz isteminin süresinde olmaması nedeniyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesince verilen temyiz isteminin reddine ilişkin 23.06.2025 tarihli ve 2023/2957 Esas, 2025/1073 Karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik sanığın temyiz isteminin aynı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,

II- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'nin temyiz isteminin, "kararın maddi gerçeklikten uzak ve hukuka aykırı olduğuna, karara esas alınan delillerin dolaylı nitelikte olduğuna, telefon görüşme içeriklerinin ve baz istasyonu sinyallerinin, şahsının doğrudan suça iştirak ettiğini göstermediğine, eylemi gerçekleştirdiğini kesin bir şekilde ortaya koyacak, doğrudan, somut ve maddi bir delil bulunmadığına, yalnızca baz istasyonu sinyali eşleşmeleri ve yorumlanabilir nitelikteki görüşme içerikleri ile cezaya gidildiğine, ancak söz konusu teknik verilerin, eylemin şahsı tarafından işlendiğini kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya koymaktan uzak olduğuna, kaldı ki, kablo hırsızlığı ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığına, hakkında verilen mahkumiyet kararının, şüpheden sanık yararlanır ilkesine açıkça aykırı olduğuna, şahsı hakkında verilen cezanın, alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiğine ve lehine olan hükümlerin hiçbir gerekçe gösterilmeksizin uygulanmadığına"; sanık ...'in temyiz isteminin, "hırsızlık suçunun kasıt unsurunun somut delillerle ispatlanamadığına, savunması görmezden gelinerek hukuka aykırı bir mahkûmiyet kararı tesis edildiğine, dosyada bulunan telefon görüşmeleri ve baz istasyonu kayıtlarının, yalnızca olay yerinde bulunduğunu gösterdiğine, hırsızlık suçuna özgü kasıtlı bir eylemi ispatlamaktan uzak olduğuna, görüşmelerdeki “halı saha”, “oyun”, “torba” gibi ifadelerin, inşaat işleriyle ilgili olduğuna ve suçla ilişkilendirilemeyeceğine, yanlış kanun maddesinin uygulandığına, yargılama giderlerinin usulsüz belirlendiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya kapsamında, sanıklar tarafından kullanılan ... hatlarının yerini gösterir baz haritalarının yer aldığı ve gerek iddianamede, gerekse İlk Derece Mahkemesinin kararında her bir olaya ilişkin değerlendirmenin yapılmış olması nedeniyle Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2025/15376, K. 2026/10092, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2025-15376-e-2026-10092-k-e2c968f87bc4