Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/16059 E. 2026/8787 K.
Konu: Kamu Malına Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/16059
- Karar No
- 2026/8787
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamu Malına Zarar Verme
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/468 E., 2025/982 K. SUÇ : Kamu malına zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyiz hakkı bulunduğu belirlenen suçtan zarar gören şikâyetçi Sağlık Bakanlığının davaya katılma talebinde bulunduğu, ancak mahkemece katılma talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca şikâyetçi Sağlık Bakanlığının davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Katılan vekilinin temyiz isteminin, hakkında mahkûmiyet hükmü verilen sanık aleyhine, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Tekerrüre esas alınan Didim(Yenihisar) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2014 tarihli ve 2013/453 Esas, 2014/408 Karar sayılı ilâmında da sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmış olması karşısında, sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun gözetilmemiş ise de; 13.12.2021 tarihli Dairemizin bozma ilâmından sonra verilen 12.05.2022 tarihli hükmü, duruşma tebliğine rağmen katılan ... Bakanlığının temyize getirmediği, bahse konu hükümde 2. kez tekerrür hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle bu durumun sanık bakımından kazanılmış hak oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanığın adlî sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Didim(Yenihisar) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2014 tarihli ve 2013/453 Esas, 2014/408 Karar sayılı ilamında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilamın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş olması karşısında, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafii ile katılan kurum vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, "hüküm tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine" ve "sanık hakkında Didim(Yenihisar) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2014 tarihli ve 2013/453 Esas, 2014/408 Karar sayılı ilâmındaki hırsızlık suçundan verilen cezanın tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.