Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/15369 E. 2026/6000 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/15369
- Karar No
- 2026/6000
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1082 E., 2025/1046 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin, "eksik inceleme neticesinde karar verildiğine, sanığın atılı suçu işlediğine ve mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre, Biga 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2020 tarihli ve 2017/254 Esas, 2020/231 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında hırsızlık suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına karar verildiği, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurması neticesinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 14.06.2021 tarihli ve 2020/1503 Esas, 2021/1473 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan kurulan hükmün bozulmasına, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan ise itiraz yasa yoluna tabi olduğu anlaşılmakla, dosyanın itirazen atılı suç yönünden incelenmek üzere mahal mahkemesine iadesine karar verildiği ve hırsızlık suçundan verilen bozma kararı üzerine Biga 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/5 Esas sayılı dosyasına kaydedildiği; diğer taraftan iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçuna ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararına yönelik sanığın itirazı üzerine Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/239 D.İş sayılı dosyasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verildiği ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden Biga 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/144 Esas sayılı dosyasına kaydedildiği, mahkemenin 07.03.2022 tarihli kararı ile aralarında şahsi, hukuki ve fiili irtibat mevcut olduğundan Biga 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/5 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, Biga 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2024 tarihli ve 2022/5 Esas, 2024/606 Karar sayılı dosyasında sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından beraat kararı verildiği; katılan vekili ile O yer Cumhuriyet savcısının her iki suç yönünden sanık aleyhine istinaf kanun yoluna başvurdukları, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin 17.04.2025 tarihli ve 2025/1082 Esas, 2025/1046 Karar sayılı kararında "...sanık ... hakkında hırsızlık suçundan dolayı 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan dolayı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, istinaf talebi üzerine Dairemizin 2020/1503 Esas ve 2021/1473 Karar sayılı dosyasında yapılan inceleme neticesinde karar tarihi itibariyle İşyeri Dokunulmazlığını İhlal Etme suçundan dolayı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle o yönden yapılan istinaf talebinin incelenmeksizin iade edildiği, Hırsızlık suçu yönünden verilen bozma kararı sonrasında da sadece bu suç yönüyle karar verilmesi gerekirken sehven hükme İşyeri Dokunulmazlığını İhlal suçunun da yazıldığı, bu hususun mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olduğu..." kabul edilmek sureti ile sadece hırsızlık suçu yönünden istinaf taleplerinin değerlendirildiği, birleşen dosyadaki iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen beraat kararına yönelik istinaf taleplerinin dikkate alınmadığı belirlenmiş olmakla, zamanaşımı süresi içerisinde iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan karar verilmesi mümkün görülmüştür. 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Biga 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2020 tarihli ve 2017/254 Esas, 2020/231 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 14.06.2021 tarihli ve 2020/1503 Esas, 2021/1473 Karar sayılı kararı ile "eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulduğu, fazla ceza tayin edildiği" gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 14.06.2021 tarihli ve 2020/1503 Esas, 2021/1473 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Biga 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2024 tarihli ve 2022/5 Esas, 2024/606 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.