Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/12179 E. 2026/9788 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2025/12179
Karar No
2026/9788
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1276 E., 2025/420 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, olay günü araçta bulunan mazot ile olay yerinde iş makinesinde bulunan mazotun kıyaslanması talep edilmesine rağmen bu yönde herhangi bir inceleme yapılmadığına"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "sanığın suçu işlemediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52. ve 51. maddelerinin uygulanması gerektiğine"; katılan ... vekilinin temyiz isteminin, "sanıkların üst sınırından cezalandırılması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar müdafilerinin ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri reddedilmiştir.Ancak; 1- Kolluk görevlileri tarafından yapılan araştırma sonucunda tespit edilen hırsızlık olayında, katılan ... Şirketinin taşeron firması olan ..... Savunma Teknolojileri ve Bilişim Hizmetleri ......San.Ltd.Şti. şirketinde çalışan ...'un şikâyetçi olması, hırsızlık konusu akaryakıtın çalınmasından dolayı suçtan zarar gören şirketin ... ya da taşeron şirket olup olmadığının tespit edilmemesi karşısında, suçtan zarar gören tespit edilip, yetkili kişinin, olayın gerçekleşme şekli ve olay yerine ilişkin ayrıntılı şekilde beyanı alınıp ve mümkünse olay yerinin fotoğrafları temin edilerek, söz konusu hırsızlık olayına ilişkin daha öncesinde müracaatın olup olmadığı belirlenip soruşturma evrakı bulunması halinde dosyaya eklendikten sonra sanık ...'in katılan ... Şirketine yönelik eyleminin nitelendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde uygulama yapılması, 2- Katılan..... Altyapı İşletme ve Bakım Anonim Şirketine yönelik hırsızlık eyleminde, olay yeri tutanağına göre sadece eksvatörün yakıt kapağının açık olduğunun belirtilmesi kilitli olup olmadığına dair bir belirlemenin yapılmaması, katılan ... 'nın kolluktaki ifadesinde eksvatörün akaryakıt deposunun kilidinin olmadığını, olsa bile kolay açılabileceğini bildirmesi, kovuşturma aşamasında ise "...deponun kilitli kapağı açılmıştı..." şeklindeki beyanu karşısında, depo kapağının kilitli olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulup sonucuna göre mazot deposunun kilitli olduğunun belirlenmesi hâlinde, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, kilitli olmadığı hâlde gerçekleştirildiğinin tespit edilmesi hâlinde ise aynı Kanun’un 142/1-e maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, deponun kilitli olduğuna dair deliller gösterilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hükümler kurulması, 3- Dosya içerisindeki 09.02.2017 tarihli tarihli Olay Yeri Görgü ve Tespit tutanağına göre, hortumun bir ucunun depo içerisine sokulduğu diğer ucun varile sokulduğu, varilin akaryakıt dolması üzerine varil içerisinden dış zemin üzerine akaryakıtın taştığının döküldüğünün tespit edilmesi ve katılanın bu miktar üzerinde tasarruf olanağının kaybolması sonucu eylemin tamamlandığının anlaşılması karşısında, suçun teşebbüs aşamasında kaldığı belirtilerek sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini,

Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan sebeplerden dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2025/12179, K. 2026/9788, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2025-12179-e-2026-9788-k-a9f987fc57bc