Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/11214 E. 2026/9790 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/11214
- Karar No
- 2026/9790
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3582 E., 2019/2119 K. SUÇLAR : Hırsızlık, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret,onama
Dairemizin 24.02.2025 tarihli, 2022/2285 Esas, 2025/3270 Karar sayılı kararıyla gerekçeli kararın sadece kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçuna yönelik olarak gerekçeli temyiz dilekçesi sunması için sanık müdafiine tebliğinden sonra müdafiinin 29.08.2025 tarihli dilekçesiyle kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçuna yönelik temyiz nedenlerini sunmasının yanı sıra iş yeri dokunulmazlığın ihlâli, görevi yaptırmamak için direnme ve kamu malına zarar verme suçlarına yönelik olarak da temyiz talebinde bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; I- Sanık Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli, Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, Kamu Malına Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Usûlüne uygun olarak 11.09.2019 tarihinde tebliğ edilen hükmü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291. maddesinde belirtilen on beş günlük yasal süre geçtikten sonra 29.08.2025 tarihli dilekçe ile temyiz eden sanık müdafiinin süresinde olmayan temyiz isteminin aynı Kanun’un 298. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanık Hakkında Hırsızlık ve Kamu Görevlisine Görevinden Dolayı Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, "teşebbüs hükümlerinin değerlendirilmediğine, aleyhine kesin bir delil olmamasına rağmen suçu işlemekten kendi rızası ile vazgeçtiğinin kabul edilmediğine, kararın tekrardan incelenmesi ve gerekçeli olarak değerlendirilmesi gerektiğine, sanığın hakaret ettiği iddiasının yalnızca polis memurunun beyanına dayalı olduğuna, başka tanık veya objektif delil bulunmadığına, Yargıtayın yerleşik kararlarına göre hakaretin sabit kabulü için müşteki beyanı tek başına yeterli olamadığına, bu nedenle mahkûmiyet yerine beraat kararı verilmesi gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçlarından kurulan istinaf başvurusunun esastan reddi kararlarında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında verilen kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.