Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/933 E. 2026/6765 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/933
- Karar No
- 2026/6765
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1702 E., 2023/1521 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Her ne kadar Tebliğname'de sanıklar hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere ilişkin görüş bildirilmiş ise de, sanıklar müdafilerinin 21.09.20 23... .09.2023 tarihli dilekçelerinde temyiz istemlerinin hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik olduğunun belirtildiğinin anlaşılması karşısında, temyiz incelemesinin kapsamının sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "sanığın hırsızlık olayından habersiz olduğuna, suç işleme kastı ile hareket etmediğine, dosyadaki tek delilin sanığın çilingiri araması olup mahkûmiyete yeterli olmadığına, çilingirin olay yerine gelmesi ile sanığın oradan ayrıldığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın beraat etmesi gerektiğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise "sanığın kollukta beyanının uyuşturucu madde etkisi altında alınmış olması nedeniyle bu ifadeye dayanılarak hüküm kurulmasının mümkün olmadığına, sanığın eve zarar vermediği gibi evden herhangi bir eşya almadığına, sanığın suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, suç kastı bulunmadığına, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, firari şüphelinin alacağını tahsil amacıyla şikâyetçinin evine girdiği dikkate alındığında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 144/2. maddesi uyarınca uygulama yapılması gerekirken fazla ceza tayininin usul ve yasaya aykırı olduğuna" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede, Adlî emanetin 2022/9226 sırasında kayıtlı eşya hakkında zamanaşımı süresince karar verilmesi olanaklı görülmüş; sanıkların suç tarihinde, tanık beyanı uyarınca saat 02:15 civarında şikâyetçiye ait ikametin kilidini çilingir marifetiyle açarak girdikleri ve suça konu eşyalarla birlikte tespit edilemeyen saatte evden ayrıldıkları somut olayda, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, 24.04.2022 günü gece vaktinin saat 19:39'da başlayıp, 25.04.2022 günü saat 04:26'ya kadar devam ettiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 28.02.2024 tarihli ve 2023/2-519 Esas, 2024/105 Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere; elverişli hareketlerle icrasına gece vakti başlanan suçun gündüz vakti tamamlandığının belirlenmesi, sanıkların gece vakti şikâyetçiye ait ikamete girerek 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik gerekçesinde de vurgulandığı üzere suçun gece vakti işlenmesinin getirdiği kolaylıktan faydalanmaları ve bu durumun şikâyetçi üzerinde daha da olumsuz bir etki bıraktığında kuşku bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde; hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine dair kararlarda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararları hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan kararlara yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.