Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/941 E. 2026/6766 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/941
- Karar No
- 2026/6766
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1533 E., 2023/1482 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "kovuşturma evresi sona erinceye kadar sanığa zorunlu olmasına rağmen müdafii ataması gerçekleştirilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığına, sanığın odaya girmesinden bir gün sonra mühürlerin kaybolduğunun anlaşılmasına rağmen üçüncü şahıs şüphesinin araştırılmadığına, gümrük memurunun ifadesinin her anlamda yetersiz ve çelişkili olduğuna, dosya kapsamında olay yerine ilişkin kamera kaydı ve tanık beyanları dışında somut delil bulunmadığına, çalındığı iddia edilen gümrük mühürlerinin kullanım alanı ve süreci, ele geçirildiği takdirde nasıl bir fayda sağlayacağı gibi hususların araştırılmadığına, bu konuda bilirkişi raporu alınmasına ilişkin taleplerinin reddedildiğine, duruşmaya okunmayan ve sanığa sorulmayan kamera kayıtlarına ilişkin CD dökümünün hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğuna, müşterek failliğin söz konusu olmadığına, yardım etme hükümlerinin değerlendirilmediğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise "şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı şekilde ve sanık lehine olan durumlar dikkate alınmaksızın istinaf talebinin reddedildiğine, suça konu eşyaların sanık üzerinde olduğunun tespit edilemediğinin belirtilmesine karşın sanık hakkında ceza kararı verilmesinin yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğuna, suça konu mühürlerin ancak gözetim memurlarının işlemi akabinde tescil memurunun imzası, daha sonra bu işlemlerin sisteme işlenmesi ve en nihayetinde tekrar gözetim memurunca teyit edilme işlemlerinin hep birlikte gerçekleşmesi şartıyla kullanılabilen mühürler olup sanığın bu mühürleri kullanabilmesi ve herhangi bir suçta kullanması, bu suretle menfaat elde etmesinin mümkün olmadığına, sanığın suça konu mühürleri aldığına dair kesin ve inandırıcı delil olmaması, sanığın suç ile elde ettiği veya edeceği bir menfaat olmaması, suç nedeniyle bir zarar oluşmamış olması hususları dikkate alınarak şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerekirken ceza kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğuna" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede, Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurularının esastan reddine dair kararlarda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararları hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan kararlara yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.