Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/8027 E. 2026/11465 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/8027
Karar No
2026/11465
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1345 E., 2024/496 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin; ''Kahramanmaraş ili ve ilçelerinde aynı gün aynı firmanın şubelerinde gerçekleştirmiş olduğu hırsızlık suçlarıyla ilgili hakkında ayrı ayrı dava açıldığına, bu davalar arasında suç tipi, suç tarihi ve suçtan zarar gören kişi aynı olması nedeniyle aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunduğuna, TCK'nın 43. maddesi uyarınca bu davaların birleştirilerek tek dosya üzerinden yargılanması gerektiğine, dosyaların birleştirilmesi yönünde karar verilmesine'', sanık müdafiinin temyiz isteminin; ''Hükmün şikâyetçi beyanı alınmadan verildiğine, cezanın alt ve üst sınırı arasındaki miktarın belirlenmesinde hatalı değerlendirme yapıldığına, suçun işleniş biçimi göz önüne alındığında alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, şikâyetçi beyanının sanık lehine olabileceğine, şikâyetin devam edip etmediği hususuna dikkat edilmediğine, suça konu malların değerlerinin oldukça düşük olduğuna, değer araştırması yapılmadığına, değer azlığı nedeniyle cezada indirim yapılması veya ceza verilmesinden vazgeçilmesi gerektiğine, sanığın aşamalarda samimi beyanlarda bulunmasına rağmen hiçbir takdiri indirim nedeninin uygulanmadığına, sanığın hırsızlığa konu malları rıazen teslim ettiğine, zararın giderilmesine ilişkin bir değerlendirmenin yapılmadığına, İlk Derece Mahkemesince zararı giderme imkânı tanınmadan hüküm kurulduğuna, sanığa zararı gidermeyi isteyip istemediğinin sorulmadığına, sanığın suçu kesinlikle işlemediğine, olası bir mahkûmiyetin etkilerini azaltmak amacıyla zararı gidermek istediğine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın bozulmasına karar verilmesine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilemeyeceğinin gözetilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasından "Ayrıca bu suçtan dolayı almış olduğu cezanın infazında koşullu salıverme hükümlerinin TCK 58... sayılı Kanun’un 108/3. maddesi gereğince uygulanmasına YER OLMADIĞINA,'' ibaresinin çıkartılmasına, karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan karara yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Türkoğlu Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/8027, K. 2026/11465, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-8027-e-2026-11465-k-aa3d65751016