Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/7359 E. 2026/11799 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/7359
- Karar No
- 2026/11799
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1810 E., 2024/398 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, atılı suçun sanığın icrai hareketleri ile gerçekleştiğine dair delil olmadığına, mahkemenin hukuki değerlendirmede yanılgıya düştüğüne, sanık hakkında uygulanan hükümde 5271 sayılı Kanun’un 145. maddesinin uygulanması gerektiğine, suç vasfının yanlış değerlendirildiğine ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Trabzon 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2019/465 Esas, 2022/757 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Trabzon Bölge Adliye Mahkesi 4. Ceza Dairesinin, 12.04.2023 tarihli ve 2022/2547 Esas, 2023/649 Karar sayılı kararı ile: "1-Öncelikle olay yerinin gerçekleştiği ... inşaat firmasına ait ... mahallesindeki şantiye alanında bulunan su pompasına ait 100 metre uzunluğundaki kablonun bulunduğu yerin tespiti ve bina veya dahilinde hırsızlanıp hırsızlanmadığına ilişkin sanığın hukuki durumunun tayini açısından olay yerinde keşif yapılması, yapılmasının mümkün olmaması halinde olay yerine ait şantiye alanının tümünün olay tarihindeki fotoğraf ve görüntü kayıtlarının tespiti veya bu konuda bilgi sahibi olanların bilgisine müracaat edildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri,2-Soruşturma aşamasında kolluk görevlileri huzurunda ifade veren ve suç tarihi itibariyle şantiye şefi olarak görev yapan ...'nun beyanında su pompasınını maliyetinin 500 TL olduğunu belirttiği, halbuki iddianameye konu suç eşyasının su pompasına ilişkin 100 metre uzunluğundaki kablo olduğu bu minvalde sanık hakkında TCK 145 maddesi uyarınca değer azlığı hususunun tartışılması açısından suça konu 100 metre uzunluğundaki kablonun tarafsız bilirkişi tarafından olay tarihi itibariyle değer tespitinin yaptırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri,3-Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesi 2010/4 19... /119 karar sayılı ilamı ile ilgili olarak uzlaşma konusunda gereğinin yapılması için yazı yazıldıktan sonra sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması gerekirken eksik inceleme ve araştırma neticesinde sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması usul ve yasaya aykırı olup sanık müdafinin istinaf istemlerinin bu nedenlerle yerinde olduğu görüldüğünden, CMK'nın 289/1-e maddesi uyarınca hükmün bozulmasına" karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.04.2023 tarihli ve 2022/2547 Esas, 2023/649 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Trabzon 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.10.2023 tarihli ve 2023/281 Esas, 2023/656 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.