Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/7165 E. 2026/11821 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/7165
Karar No
2026/11821
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2691 E. 2024/338 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz talebinin, sanığın aleyhine hiçbir delil olmadığı, katılanın görgüye dayalı beyanı ve teşhisi olmadığı, olay yerinden sanığa ait parmak izi veya biyolojik bulgu bulunmadığı, sanığın suçlamaları kabul etmediği, suç üstü hal olmadığı, savunmanın aksini kanıtlayan herhangi bir delil olmadığı, sanığın beraat etmesi gerektiği, alt sınırdan uzaklaşılmasının kabulünün mümkün olmadığı, sanığın savunmalarına neden itibar edilmediğinin açıklanmadığı, dosya kapsamındaki bilirkişinin ses bilirkişisi olduğu, adli görüntü inceleme yapma yetkisinin bulunmadığı, hangi veriye dayanarak inceleme yaptığının belirsiz olduğu, raporun hükme esas alınamayacağına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1)Tüm dosya içeriğine göre; sanığın aşamalarda alınan savunmalarında üzerine yüklenen suçları kabul etmediği, dosya içerisinde bulunan zabıt katibi görevindeki yerel bilirkişi incelemesi sonucunda dosyaya sunulan raporda görüntülerdeki şahsın sanık olduğuna dair değerlendirme yapılmış ise de, sanığın tüm aşamalarda, görüntülerindeki şahsın kendisi olmadığını savunduğu ve sanığı bizzat dinleyen mahkemece, olaya ilişkin görüntülerdeki şahsın sanık olduğuna dair duruşma esnasında herhangi bir gözlem de yapılmadığı anlaşılmakla; sanığın muhtelif mesafe ve açılardan yüksek çözünürlükte fotoğrafları temin edilerek, kamera görüntüleri ile birlikte ... Kriminal Dairesi Başkanlığına veya ... Büro'ya gönderilip, olaya ilişkin görüntülerin bulunduğu CD üzerinde, olanaklı ise görüntü iyileştirmesi de yapılmak suretiyle, bu görüntüler ile sanığın fotoğrafları arasında karşılaştırılma yapılması sağlanıp, bahse konu görüntülerdeki kişinin sanık olup olmadığına ilişkin rapor alınması ve sanığın olay tarihi itibarıyla tespit olunan tüm cep telefon numaralarına ilişkin olarak suç tarihi ile bir gün öncesi ve bir gün sonrasını kapsar şekilde aranan, arayan numaralar ile görüşme sürelerini ve baz istasyonlarını gösterir ayrıntılı HTS kayıtlarının ilgili GSM operatörlerinden temin edilerek, mezkûr kayıtların bilirkişiye incelettirilmesi ve sanığa ait cep telefonlarının olay mahallinde sinyal verip vermediği; vermiş ise sürelerinin tespit edilmesi ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun taktir ve tayin edilmesi gerektiği hâlde, eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, 2)Kabule göre de; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 142/2-h maddesine göre belirlenen 5 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 143. maddesine göre yarı oranında artırım yapıldıktan sonra sonuç ceza 7 yıl 15 ay hapis cezası olması gerekirken, 8 yıl 3 ay olarak belirlenmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca Bakırköy 44. Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/7165, K. 2026/11821, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-7165-e-2026-11821-k-e5444795a9ce