Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/5999 E. 2025/17154 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5999
- Karar No
- 2025/17154
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/841 E., 2023/501 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, suça konu cep telefonunu .... isimli yabancı uyruklu şahsın tamir ettirmesi için kendisine verdiği, Mahkemece somut delil bulunmamasına karşın tarafına sabıkası bulunması nedeniyle ceza verildiğine; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, suç vasfının değişme ihtimaline binaen dosyanın Uzlaştırma Bürosuna gönderilmesi gerektiği, sanık lehine olan indirim nedenlerinin uygulanmadığına; o yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin ise, sanık hakkında hırsızlık suçunu işlediğine ilişkin somut delil elde edilememesine karşın mahkûmiyetine karar verildiği, mevcut delillere göre suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 1 60... . maddesinde düzenlenen suçları oluşturma ihtimaline binaen uzlaştırma hükümlerinin uygulanmadığı, eylemin petrol ofisi eklentisinde işlendiği gözetildiğinde suçtan zarar gören benzinlik sahibine yönelik iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan zamanaşımı süresi içerisinde suç duyurusu yapılarak kamu davası açılmasının sağlanması ve birleştirilerek delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği ve hırsızlık suçuna konu eşyanın suç tarihi itibariyle değerinin uzman bilirkişiden rapor alınarak belirlenmesi neticesinde 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından yargılama giderine ilişkin kısım çıkartılarak yerine "Bozma kararı sonrası yapılan yargılama giderlerinin lehe bozma olması sebebiyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına" cümlesinin eklenerek karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun bulunan hükme yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.