Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/575 E. 2026/4100 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/575
- Karar No
- 2026/4100
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2781 E., 2023/4427 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin; ''suçun niteliği ve ceza miktarı dikkate alındığında sanığın beyanının müdafii huzurunda alınması gerekirken soruşturma aşamasında müdafiisi olmaksızın ifadesinin alındığına, kolluk tarafından alınan ifadeyi mahkeme huzurunda sanığın kabul etmediğine, ikrarın tek başına kesin delil olarak kabul edilemeyeceğine, sanığın suça konu atı aldığına dair herhangi bir somut delil bulunmadığına, olayı gören kamera kaydının veya tanığın olmadığına, sanığın atı sahipsiz sanarak aldığına, sanığın yaşadığı coğrafyada birçok sahipsiz atın köylüler tarafından sahiplenildiğine, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına sanığın olay yerine gitmediğine, atılı suçu işlemediğine, şüpheli ve aydınlatılmamış olaylar ve iddiaların sanık aleyhine yorumlanamayacağına, kararın sanık lehine bozulmasına'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Selim Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2019/221 Esas, 2020/211 Karar sayılı ilamında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilamın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri, bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 303. maddesi uyarınca hüküm fıkrasından TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılmasına ve yerine "Selim Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2019/221 Esas, 2020/211 Karar sayılı ilâmındaki hırsızlık suçundan verilen 3 yıl 14 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesine,” cümlesinin eklenmesine karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun olan Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Selim Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.