Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/559 E. 2026/4102 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/559
- Karar No
- 2026/4102
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1891 E., 2023/1408 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin; ''sanığın olay günü alacaklı olduğu ... isimli kişinin daveti üzerine ...'in kendisine ait olduğunu beyan ettiği aracın yanına gittiğini, ... isimli kişinin sanığa "Burada bekle, ben paranı getirip geleceğim." demesi üzerine aracın yanı başında beklediğine, ancak ...'in uzun süre gelmemesi nedeniyle ve havanın da soğuk olması sebebiyle ...'in kendisine ait olduğunu beyan ettiği aracın içerisine ısınmak amacıyla sanığın girdiğine, bu esnada katılanın gelerek aracın kendisine ait olduğunu söyleyip sanığa pasaportundaki araç plakasını göstermek suretiyle kanıtladığına, sanığın bu suretle aracın gerçek sahibini öğrendiğine, sanığın kolluk gelene kadar olay yerinden ayrılmadığına, suça konu para ve ısıtıcının sanıkta bulunmadığına, dosya kapsamında sanığın hırsızlık suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin bir delil olmadığına, olay yerinden uzakta bulunan tornavida üzerinde yapılan incelemede sanığa ait herhangi bir iz veya emareye rastlanmadığına, sanığın ekonomik durumu oldukça iyi olduğuna, çalındığı iddia edilen 3 dolar, 250 dinar ve 2.500,00 TL değerindeki ısıtıcıya maddi anlamda ihtiyaç duymadığına, çalındığını iddia ettiği ısıtıcı aracın kafa diye tabir edilen kısmın altındaki bölmede bulunduğundan sanığın teknik anlamda bunu tek başına çıkarabilmesinin mümkün olmadığına, katılanın suça konu eşyanın sanık tarafından çalınırken gördüğüne ilişkin bir beyanı bulunmadığına, atılı suçun işlediği kabul edilse bile eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine, kararın sanık lehine bozulmasına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın tekerrüre esas alınan Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2017 tarihli ve 2017/63 Esas, 2017/453 Karar sayılı ilâmında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle sanığın ikinci kez mükerrir sayılması gerekirken, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Silopi 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.