Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/5316 E. 2026/8414 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/5316
Karar No
2026/8414
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1261 E., 2023/3227 K. SUÇ : Hırsızlık SUÇLARIN TARİHİ : 25.09.2021 HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine (... ve ...'a yönelik), düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine (...'a yönelik) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama, bozma

I-Sanık hakkında şikâyetçi ...'a yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Sanığın mahkûmiyetine dair ilk derece mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 26.10.2023 tarihli ve 2023/1261 Esas, 2023/3227 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,

II- Sanık hakkında şikâyetçi ...'a yönelik olarak hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, sanık evden çıkarken elindeki poşetin içinde ne bulunduğu belli olmadığından şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında şikâyetçiye yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına yönelik düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, III- Sanık hakkında katılan ...'a yönelik olarak hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, mağdur ...'a yönelik hırsızlık suçundan ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararda çalınan eşyanın değerinin düşük olması sebebiyle 2/3 oranında indirim yapıldığı ancak diğer mağdurlara yönelik çalınan eşyaların değerine bakılmadığı, suçu kabul etmemekle birlikte ...'a ait çalınan eşyaların değerinin de az olduğu, ...'ın kendisine ait olduğunu söylediği ayakkabıların değerlerinin yalnızca mağdurun beyanına göre değerlendirildiği, bu konuda bir inceleme yapılmadığı, sanık evden çıkarken poşetin içinde ne bulunduğu belli olmadığından şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre sanık ve müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Katılanın daire kapısının önünden, katılanın beyanına göre toplam 1.300,00 TL değerinde ayakkabı çalındığı, ayakkabıların değer tespitinin yaptırıldığına dair tutanağın dosya içerisinde bulunmaması karşısında; öncelikle hırsızlığa konu ayakkabıların suç tarihi itibarıyla ikinci el değeri belirlenerek olayda 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin uygulanma koşullarının var olup olmadığı belirlendikten sonra sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün, açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Gebze 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/5316, K. 2026/8414, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-5316-e-2026-8414-k-0162132f6d60