Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/4969 E. 2024/5368 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4969
- Karar No
- 2024/5368
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
I - Konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 10.01.2024 tarihli ve 2024/70 Esas, 2024/101 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık hakkında, Elazığ 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18/12/2023 tarihli ve 2023/604 Esas ve 2023/806 Karar sayılı kararı ile konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca kurulan 6 ay hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II - Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin '”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, yargılamaya konu olayda şikayetçinin zararının olmadığına, bu nedenle müvekkiline ceza tayin edilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğuna, duruşma esnasında sanığın zarar varsa karşılayacağını beyan ettiğine, bunun üzerine şikayetçinin zararının olmadığını belirttiğine, dava konusu malların müvekkilinin fiili hakimiyetine geçmediğine, eksik ve hatalı inceleme sonucu ceza verildiğine, hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığına, dava konusu malların maddi değerinin az olduğuna ve 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Sanık hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesinde belirlenen ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilemeyeceği, bu hususun 5275 sayılı Kanun'un 108/4. maddesi uyarınca infaz hakiminin görevi kapsamında infaz aşamasında değerlendirilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasından “... ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra başlamak üzere TCK.58/6 maddesi gereğince DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİ UYGULANMASINA” ibaresinin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Elazığ 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.