Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/4719 E. 2026/10257 K. – Suç Eşyasının
Konu: Suç Eşyasının Satın Alınması Veya Kabul Edilmesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4719
- Karar No
- 2026/10257
- Karar Tarihi
- Konu
- Suç Eşyasının Satın Alınması Veya Kabul Edilmesi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1300 E., 2023/3035 K. SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak beraat kararı verilmek suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenlerinin, sanığın tevil yollu ikrarda bulunduğuna, kamera görüntüleri izleme tutanağına göre ilk görüntüde bir şahsın katılan ...'yi darp ettiği, ikinci görüntüde katılan ile kavga ettikleri, kamera incelemesinde katılan ...'yi darp eden şahısların kimlik bilgileri tespit edilemediğinin belirtildiğine, tanığın alınan beyanında suça konu cihazı sanıktan satın aldığını beyan ettiğine, tanık...'ın kullanmış olduğu cep telefonunun sanık tarafından satın alındığının belirtildiğine, sanığın mesleği, suça konu telefonu kimden ne şekilde aldığına dair tatmin edici bir açıklama yapmaması karşısında sanığın telefonu suç eşyası olduğunu bildiği halde kabul ettiği ve atılı suçu işlediğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
20.07.2018 günü şikâyetçinin İzmit/Kocaeli adresindeki evinden çalınan ... ... marka cep telefonunun, İzmit/Kocaeli adresinde telefon alım satımı yapan sanık tarafından dosyada ifadesi bulunan tanık ... adlı kişiye 800,00 TL'ye satıldığı hususu anılan kişinin ifadesi ve HTS kayıtlarından anlaşıldığı, sanığın aşamalardaki savunmalarında, ikinci el cep telefonu alım satımı yaptığını, suça konu telefonu satın aldığı kişiyi ve satım bedelini hatırlamadığını ve satış sırasında herhangi bir belge de almadığını beyan ederek suça konu cep telefonunun çalıntı olduğunu bilmediğini savunmuş ise de, ikinci el cep telefonu alım satım işiyle uğraşan sanığın, cep telefonunu kimden satın aldığı hususunda herhangi bir beyanda bulunmaması, şahsın kimlik fotokopisi veya kimlik bilgilerini dahi almaması hususları göz önüne alındığında, sanığın savunmasının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu ve sanığın satın aldığı cep telefonunun suç eşyası olduğunu öngörebilecek konumda bulunduğu anlaşıldığından, sanığın üzerine atılı suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkûmiyeti yerine, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.