Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/4614 E. 2026/7437 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4614
- Karar No
- 2026/7437
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1382 E., 2023/3738 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
I.Sanığın temyiz isteğine ilişkin olarak yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere sanığın 04.01.2024 tarihinde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 08.01.20 24... .01.2024 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçeler ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE, II.Sanık müdafiinin temyiz isteğine ilişkin olarak yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin; ''Sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeter, somut, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığına, sanığın olay tarihinde Ilgın'da bulunmadığını beyan ettiğine, sanığın savunmasının aksini gösteren somut bir delil ve fiziki bir bulgu olmadığına, tanıkların katılanın arkadaşı olup tarafsız beyanda bulunmalarının beklenemeyeceğine, katılanın sanığı teşhis ettiğini beyan etmesinin müsnet suçun sanık tarafından işlendiğini ortaya koymayacağına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine, suça konu telefon bina ve eklentileri içerisinde muhafaza altına alınan bir telefon olmamasına rağmen sanık hakkında basit hırsızlık suçu yerine nitelikli hırsızlık suçundan fazla ceza tayininin usul ve yasaya aykırı olduğuna, TCK'nın 143. maddesinin iddiaya konu olay bakımından uygulanmasının mümkün olmadığına, sanığın duruşma tutanaklarına ve dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı bulunmamasına rağmen soyut gerekçelerle sanık hakkında takdiri indirimin uygulanmadığına, verilen kararın bozulmasına'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ilgın Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.