Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/3981 E. 2026/9107 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3981
- Karar No
- 2026/9107
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2619 E., 2023/3577 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, ret
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin "Samimi ikrarda bulunmasına rağmen hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmayarak teşdiden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 30.06.2022 tarihli ve 2022/2213-2454 sayılı kararı ile yapılan istinaf incelemesi neticesinde hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme ile bozma kararı verilmesinin yasal dayanağı bulunmadığı, dolayısıyla sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün de temyizi kabil olduğu anlaşılmakla Tebliğname'deki temyiz isteminin reddine ilişkin düşünceye iştirak edilmemiştir. 5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Fethiye 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2022 tarihli ve 2020/448 Esas, 2022/93 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafiinin istinaf talebi üzerine yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 30.06.2022 tarihli ve 2022/2213 Esas, 2022/2454 Karar sayılı kararı ile hırsızlık ve mala zarar verme suçundan kurulan hükmün "...sanığın işlediği suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama durumunu ortadan kaldıracak veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini önemli derecede azaltacak şekilde akıl hastalığı bulunup bulunmadığı, ayrıca alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlısı olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan veya Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinden rapor alındıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği..." gerekçesi ile bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 30.06.2022 tarihli ve 2022/2213 Esas, 2022/2454 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine Fethiye 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2023 tarihli 2022/586 Esas, 2023/320 sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek buna göre yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.