Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/4507 E. 2026/10609 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4507
Karar No
2026/10609
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2683 E., 2024/38 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... ve müdafinin temyiz istemlerinin, "lehe hükümlerin uygulanmasına, yargılamanın esasına girilmeden hiçbir inceleme ve araştırma yapılmadan istinaf talebinin reddine karar verilmesine, gerekçe gösterilmeden talebin reddine karar verilmesine, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı hâlde sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesine, sanık ...'ın soyut beyanına dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulmasına, GSM hattı arasında bazı görüşmelerin olmasının tek başına delil olarak kabul edilemeyeceğine, zararı gidermek isteyip istemeyeceği sorulmadan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma olanağının sağlanmamasına" sanık ... ve müdafinin temyiz istemlerinin, "lehe hükümlerin uygulanmasına, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair hiçbir somut delil bulunmamasına rağmen sanık hakkında mahkûmiyet kararının verilmesine, sanığın kullandığı telefonunun olay yerinden baz aldığı belirtilmişse de sanığın konutunun da aynı baz istasyonundan sinyal aldığının göz ardı edildiğine, ikrar eden ...'ın ... hastası olduğuna beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine" sanık ... ve müdafinin temyiz isteminin "sanık, yargılamanın ilk aşamasından itibaren suça konu olay ile ilgili tüm bildiklerini açık ve samimi bir şekilde ifade ettiği, suça konu olay ile ilgili soruşturma aşamasında elde edilmiş olan deliller incelendiğinde sanığın üzerine atılı bulunan suç ile ilgi ve alakasının olmadığı, dosyada cezai ehliyeti olmayan sanık ...'ın soyut beyanı ile sanık hakkında ceza hükmü kurulduğuna, olay yerinde herhangi bir inceleme yapılmadığına, sanığın üzerine atılı bulunan suçu işlediğini gösterir hiç bir somut delile rastlanılmadığına, olay yerinde yapılmış olan incelemelerde parmak izi, vücut izi, görgü tanığı, kamera görüntüsü gibi emarelerin bulunmadığına, sanığın cezalandırılmasının gerekçesi, sadece ve sadece sanık ... beyanı ile adına kayıtlı bulunan GSM hattının suça konu olay yerine yakın baz istasyonundan alınan sinyali olduğuna, bu durumun tek başına müvekkilin suçu işlediğine kanaat oluşturması bakımından tek başına yeterli olmadığına, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesine" sanık ... müdafinin temyiz isteminin "sanığın cezai ehliyetinin bulunmaması nedeniyle sanık hakkında ceza hükmolunamayacağına, ceza uygulansa dahi ikrarı nedeniyle etkin pişmanlıktan yararlanması gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedeninin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mersin 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/4507, K. 2026/10609, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-4507-e-2026-10609-k-e6b72b13c258