Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/4175 E. 2026/8254 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4175
Karar No
2026/8254
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3673 E., 2024/215 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, "müvekkilinin üzerine atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının somut olayda zuhur etmediğine, katılanın çalındığını iddia ettiği elektrikli bisikleti rızası dahilinde ve isteyerek müvekkiline verdiğine, taraflar arası sözlü bir ariyet sözleşmesi sağlandığına, bu sebeple müvekkilinin eyleminin ceza hukuku kapsamında suç oluşturmadığına, müvekkili ile katılan arasında hukuki ihtilaf bulunduğuna, bu sebeple de müvekkilinin cezalandırılmasının yersiz olduğuna, sanık tarafından haksız fiil gerçekleştirildiği kabul edilse dahi, sanığın üzerine atılı suçun TCK'nın 142. maddesi değil, aynı Kanun'un 155/1. maddesi hükmüne vücut vereceğine, sanığın tüm yargılama süresince saygılı bir tutum içerisinde olduğuna ve bu sebeple de kendisi hakkında TCK'nın 62. maddesi hükmünün uygulanmamasının hakkaniyetsiz olduğuna, müvekkili hakkında yapılan suçlamanın her türlü şüpheden uzak bir suçlama olmadığına, müvekkili açısından üzerine atılı suçun işlendiği sabit olmadığı gibi suçun desteklenmeye çalışıldığı delillerin de kesinliğinin söz konusu olmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/4175, K. 2026/8254, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-4175-e-2026-8254-k-d4b7db6c5f97