Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/3716 E. 2026/7677 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3716
- Karar No
- 2026/7677
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1813 E., 2023/2349 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I)Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin ''Gerekçesiz bir şekilde karar verildiğine, yasal unsurların oluşmadığına, verilen cezanın orantısız olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine, sanığın atılı suçu işlediğine dair somut kesin delil bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, verilen cezaların ağır olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığına '' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, sanığa atılı 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması ve istinabe yasağına tâbi olduğunun anlaşılması karşısında, sanık asıl mahkemesindeki duruşmadan bağışık tutulmayı istese dahi başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden, Söğüt Asliye Ceza Mahkemesinin yakalama kararına istinaden İstanbul 16.Asliye Ceza Mahkemesi tarafından savunması alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesine aykırı şekilde savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan sebeplerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Söğüt Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.