Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/180 E. 2024/19959 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/180
Karar No
2024/19959
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2676 E., 2023/2115 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2021 tarihli ve 2020/1176 Esas, 2021/1189 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 09.12.2022 tarihli ve 2022/56 Esas, 2022/2556 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hükmü sanığın kolluk ifadesinde, aracın kapılarının açık ve kontak anahtarının da üzerinde olduğunu söylemesine rağmen, mahkeme huzurundaki savunmasında araç kapılarının açık olduğunu ve anahtarın da torpido gözünde olduğunu söylediği, mağdurun ise aracın kapılarının kilitli ve kontak anahtarının üzerinde olduğunu, bu anahtar dışında yedek anahtar bulunmadığını, ayrıca araçta bir hasar bulunmadığını söylediğinin anlaşılması karşısında, suç vasfının doğru olarak tayin edilmesi bakımından, sanık ve mağdurun beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesinin gerektiği, zira aracın kapılarının açık ve kontak anahtarının üzerinde bulunması halinde eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1. maddesindeki basit hırsızlık suçunu, aracın kapılarının açık ve anahtarın torpido gözünde bulunması halinde eylemin aynı Kanun'un 142/2-d maddesindeki "haksız yere elde bulundurulan anahtarla kilit açmak suretiyle hırsızlık" suçunu, aracın kapılarının kilitli ve kontak anahtarının üzerinde olması halinde ise eylemin aynı Kanun'un 142/2-h maddesindeki "kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık" suçunu oluşturacağı, bu durumda sanık ve mağdurun yeniden ayrıntılı olarak beyanları alındıktan sonra suç vasfının tayin edilmesi yerine, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin '08/09/2020' yerine '09/09/2020' olarak yazılması, sanığın eyleminin uzlaşma kapsamındaki suçlardan olmamasına rağmen, gereksiz yere uzlaşma için yapılan 180,00 TL ücretin yargılama gideri olarak sanığa yükletilmesi, suça konu araçta bulunan polar ve sigara paketinin sanığa ait olup olmadığı sorularak, sanığa ait olması halinde sanığa iadesine karar verilmesi yerine, emanetlerin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi sebepleri ile verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 09.12.2022 tarihli ve 2022/56 Esas, 2022/2556 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Balıkesir Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2023 tarihli ve 2023/177 Esas, 2023/884 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/180, K. 2024/19959, T. 16.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-180-e-2024-19959-k-f09d2da6f72e