Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/1576 E. 2026/7257 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/1576
Karar No
2026/7257
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2520 E., 2023/1933 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, uzlaştırma sebebiyle düşme kararı verilmesine ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin ise, suçun işlendiği yerin eklenti mahiyetinde olduğuna, bu sebeple İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre sanığın diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Dosyadaki 07.09.2022 tarihli keşif tutanağı ve ekindeki fotoğraflara göre İlk Derece Mahkemesince yapılan gözlemde suçun işlendiği yerin şikâyetçiye ait iş yerinin arka tarafında açık bahçe şeklinde olduğu, herhangi bir kilit veya kapının bulunmadığı, bahçede bir kısım boş demir sehpalar ile bir kısım üzeri mermerle kaplı sehpaların bulunduğunun tespit edilerek fotoğraflanmasının yapıldığı, yine dosyada kolluk tarafından soruşturma safhasında çekilen görüntüler ve şikâyetçi beyanına göre suça konu eşyanın çalındığı yerin iş yerinin arka tarafında ve iş yerine bitişik olup bir tarafında duvar diğer tarafında ise sac levhalarla çevrili olduğu, şikâyetçi tarafından fazla malzemelerin iş yerinin bahçesi olan bu kısma muhafazasız olarak bırakıldığının ifade edilmesi karşısında, söz konusu yerin şikâyetçi tarafından iş yerini dış dünyadan ayırıcı surette kullandığının sabit olduğu ve bu hâliyle iş yerinin eklentisi sayılması gerektiği anlaşılmakla, sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek 5237 sayılı Kanun’un 141/1. maddesi ile uygulama yapılması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/1576, K. 2026/7257, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-1576-e-2026-7257-k-1cf00eb753c4