Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/15661 E. 2025/6545 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/15661
Karar No
2025/6545
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Mudanya 1. Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/674 E., 2016/307 K. SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, düşme I. Suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığı vekilinin, sanık hakkında, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, Mudanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli ve 2014/674 Esas, 2016/307 Karar sayılı kararının, suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından açılan davada, suçtan doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığı vekilinin davaya katılma hakkı bulunmadığından, hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunmayan, suçtan zarar gören vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince Ek Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanığın, hakkındaki, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme; sanığın ve suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığı vekilinin, kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan şikâyetçi İçişleri Bakanlığının, duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ederek davaya katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşılmakla, şikâyetçi kurumun 5271 sayılı CMK'nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu ve davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın üzerine atılı, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret, kamu görevlisine görevi yaptırmamak için direnme ve kamu malına zarar verme suçlarının 5237 sayılı TCK'nın 125/1-3-a, 265/1, 152/1-a maddelerinde düzenlenen suçları oluşturduğu, bu suçlar için öngörülen cezaların üst sınırına göre TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık aslî zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son işlem olan 11.03.2016 tarihli mahkûmiyet kararından inceleme tarihine kadar dolmuş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle Ek Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/15661, K. 2025/6545, T. 16.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-15661-e-2025-6545-k-b785afc0534c