Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/1522 E. 2026/8148 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1522
- Karar No
- 2026/8148
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/1340 E., 2023/3039 K. SUÇ: Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin "katılan beyanından ve düşük çözünürlüğe dayanılarak verilen yetersiz uzmanlık raporundan başka sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, değer azlığına ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, suça konu eşyaların ele geçirilemediğine, suçun işlendiği ile ilgili her türlü şüpheden uzak, kesin, somut bir delil bulunmadığına, eksik araştırma sonucu hüküm kurulduğuna ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ve koşullu salıverilme hükümlerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143. maddeleri uyarınca hükmolunan 7 yıl 6 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 43. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılırken, 8 yıl 16... gün hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan ve yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında "5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddeleri uyarınca belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 43. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılarak sanığın 8 yıl 16... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına" karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.