Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/13113 E. 2024/18385 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/13113
Karar No
2024/18385
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/371 E., 2016/656 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇTAN ZARAR GÖREN: İçişleri Bakanlığı SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine hakaret HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma

I. Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik suçtan zarar gören Kurum vekili tarafından yapılan temyiz isteminin incelenmesinde; Görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine hakaret suçlarından doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığının davaya katılma hakkı bulunmadığından, anılan hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunmayan suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık; kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik ise sanık ve suçtan zarar gören Kurum vekili tarafından yapılan temyiz istemlerinin incelenmesinde; Kamu malına zarar verme suçundan katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan İçişleri Bakanlığının duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ederek davaya katılma iradesini açıkça ortaya koyduğu anlaşılmakla, suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede, Sanık hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun'un 152/1-a, 265/1 ve 125/3-a maddelerinde düzenlenen kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine hakaret suçları için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık asli zamanaşımının, 04.05.2016 olan karar tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katıan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/13113, K. 2024/18385, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-13113-e-2024-18385-k-f2bb210c3982