Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/12695 E. 2024/22035 K.
Konu: Kamu Malına Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/12695
- Karar No
- 2024/22035
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamu Malına Zarar Verme
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/390 E., 2016/796 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN : ... SUÇ : Kamu malına zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme Katılan sıfatını alabilecek surette kamu malına zarar verme suçundan zarar görmüş bulunan müşteki ...'nın duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ederek davaya katılma iradesini açıkça ortaya koyduğu anlaşılmakla müşteki kurumun 5271 sayılı CMK'nın 237/2. madde ve fıkrası uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarında başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği hâlde, kanun yoluna başvuru süresinin tefhim tarihinden itibaren başlayacağının belirtilmesi karşısında; 04.06.2021 tarihinde tebliğ edilen kararı, 29.08.2024'de temyiz eden katılan vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın, otobüs durağının camlarını taş atarak kırmak suretiyle zarar vermesi şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-a. maddesinde düzenlenen kamu malına zarar verme suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 11.05.2016 olan mahkûmiyet tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafii ile katılan kurum vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle Tebliğname'ye uygun olarak DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.