Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/1220 E. 2026/6310 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/1220
Karar No
2026/6310
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/472 E., 2023/2675 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafinin temyiz isteminin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanık lehine olan hükümlerin uygulanmadığı, eksik inceleme ile karar verildiği; sanığın temyiz isteminin, sanık ...’in ve tanıkların konu ile ilgili olmayan ifadeleri uyarınca karar verildiği, şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil bulunmadığı, beraat etmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Katılanın tüm zararının kovuşturma aşamasında temyiz dışı sanık ... tarafından tazmin etmek sureti ile giderildiği, başkaca iade ya da tazmin gereken zarar kalmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 13.12.2016 tarih, 2013/13-482 Esas ve 2016/1242 Karar sayılı ilamında “Bu bağlamda, iştirak halinde işlenmiş suçlarda fail, yardım eden veya azmettiren suç ortaklarından birinin mağdurun zararını tamamen gidermesi hâlinde, artık giderilmesi gereken bir zarar bulunmadığından zararı gidermeyen diğer suç ortakları yönünden etkin pişmanlık müessesesinin uygulanması için "İade ve tazmin" şartı aranmayacak ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesi tazminden çok pişmanlık esasına dayandığından zararı gidermeyen diğer suç ortaklarının en azından pişmanlıklarını ya da iade ve tazmine rıza gösterdiklerini ortaya koyacak söz veya davranışlarda bulunmaları gerekmektedir." şeklinde birlikte suç işleyenler yönünden etkin pişmanlık uygulamasına açıklık getirildiği, inceleme konusu dosyada da sanığın etkin pişmanlığa karşı duruş sergilemediğinin anlaşılması karşısında; sanığın da etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandırılarak, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebepten dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/1220, K. 2026/6310, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-1220-e-2026-6310-k-ad6e3195f2db