Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/1212 E. 2026/7557 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/1212
Karar No
2026/7557
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1676 E., 2023/2436 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama

İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, ''somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, suçun maddi ve manevi unsurunun oluşmadığına, TCK'nın 141. maddesinin uygulanması gerektiğine” yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre; Antalya 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2022 tarihli ve 2020/808 Esas, 2022/818 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 05.07.2022 tarihli ve 2022/1760 Esas, 2022/2115 Karar sayılı kararı ile; ''Olay tarihinde sanığın saat 23:40 sıralarında müştekinin tamir edilmek üzere tanık ... .'nin iş yerine bıraktığı kilitli vaziyette iş yerinin önünde bulunan ... plakalı aracın yanına hırsızlık yapmak amacıyla geldiği, sanığın ele geçirilemeyen bir cisimle aracın kapısını açarak sigorta kutusu kısmını açtığı, teybi hafifçe yerinden çıkararak çalmaya çalıştığı sırada ... .'nin ağabeyi tarafından araç içerisinde bir şahıs olduğunun haber verilmesi üzerine olay yerine gelen tanık ... . tarafından yakalanarak polise teslim edildiği, sanığın aşamalarda bahsi konu aracın bulunduğu sokakta yürürken tanık ... . tarafından yakalanarak araca bindirildiğini savunması, müştekinin aracını olaydan iki üç gün önce tamircilik yapan tanık ... .'nin tamirci dükkanına bıraktığını ifade etmesi karşısında, sanığın isnat olunan hırsızlık suçunu işleyip işlemediği, işyeri önündeki aracın kapılarının kilitli olup olmadığı, kilit aksamlarının çalışıp çalışmadığı, ... .'nin ağabeyinin sanığı tam olarak aracın neresinde gördüğü hususları da belirlenerek maddi gerçeğin duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkması ve sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi için müşteki, tanık ... . ve tanığın ağabeyinin açık kimlik bilgileri ve adresi tespit edilerek beyanlarının tespitinin gerektiği düşünülmeden CMK.'nın 210/1. maddesine aykırı olarak karar verilmesi,'' sebebi ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 05.07.2022 tarihli ve 2022/1760 Esas, 2022/2115 Karar sayılı ile bozma üzerine verilen Antalya 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2023 tarihli ve 2022/550 Esas, 2023/165 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/1212, K. 2026/7557, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-1212-e-2026-7557-k-5569fbda9971