Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/11546 E. 2024/20612 K.
Konu: Karşılıksız Yararlanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/11546
- Karar No
- 2024/20612
- Karar Tarihi
- Konu
- Karşılıksız Yararlanma
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/405 E. 2024/282 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1)6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Kanun'un 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usûlüne uygun süre verilmek suretiyle “Bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi hâlinde bu bir dava şartı olduğundan aynı Kanun'un 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması hâlinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak, belirtilen şekilde katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp sanığa bildirim yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunmasına ve Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 18.04.2022 tarih, 2021/14444 Esas, 2022/5756 Karar sayılı ilâmına tensiple uyulmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmeyerek yalnızca kurumun belirttiği zararın sanığa bildirilmesi ve nihayetinde sanığın ödememesi üzerine eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, 2)Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 18.04.2022 tarih, 2021/14444 Esas, 2022/5756 Karar tarihli bozma ilâmından önce verilen ve yalnızca sanık tarafından temyiz edilen 28.06.2016 tarihli kararda sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 163/3 ve 62. maddeleri uyarınca erteli 10 ay hapis cezasına hükmolunduğu ve ertelemenin kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, bozma üzerine sanık hakkında TCK'nın 163/3 ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının ertelenmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.