Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/11373 E. 2026/6991 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/11373
- Karar No
- 2026/6991
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/804 E., 2024/1002 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
02.04.2024 tarihli Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılamasına Dair 7499 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesine göre 01.06.2024 tarihi ve sonrasında verilen kararlarda temyiz süresi iki hafta olup hükmün tebliğinden itibaren başlayacağı düzenlendiğinden sanık ve müdafinin temyiz istemlerinin hükümdeki yanıltma nedeniyle süresinde olduğuna dair görüşe iştirâk edilmemiş olup, yüzüne karşı verilip 25.06.2024 tarihinde tebliğ edilen hükmü 03.07.2024 tarihli dilekçe ile temyiz eden sanık ile yüzüne karşı verilip 18.06.2024 tarihinde tebliğ edilen hükmü 26.06.2024 tarihinde temyiz eden sanık müdafiinin temyiz istemlerinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I) Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Sanığın, katılanın ikametine rızaya aykırı olarak gündüz vakti girmesi şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 116/1. maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2 maddeleri uyarınca hesaplanan 8 yıllık dava zamanaşımının, ilk mahkûmiyet hükmünün verildiği 07.06.2016 tarihinden karar tarihine kadar geçtiği gözetilmeden zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Tüm dosya içeriğine göre; sanığın, şikâyetçiye ait ikametten 170,00 TL para ile av tüfeğini çaldığı, olaydan sonra elinde tüfek bulunan sanığı gören şikâyetçinin tüfeğin kendisine ait olduğunu söyleyerek aldığı ve kalan zararın soruşturma aşamasında giderildiği somut olayda; suça konu av tüfeği bakımından sanık tarafından gerçekleştirilmiş rızaî iade bulunmadığı, bu hâliyle soruşturma aşamasında gerçekleştirilen iadenin kısmi iade niteliğinde olduğu anlaşılmakla; sanık hakkında, kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunup bulunmadığı adı geçen şikâyetçiden sorulduktan sonra sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerine görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında bozma öncesi kurulan hükümde tekerrür hükümleri uygulanmadığı hâlde bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda ise anılan hükme yönelik aleyhe bir temyiz istemi bulunmadığı dikkate alınmadan sanık hakkında Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.07.2008 tarihli ve 2007/264 Esas, 2008/167 Karar sayılı mahkûmiyet kararının tekerrüre esas alınması suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak
BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasından sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.