Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/113 E. 2024/21184 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/113
Karar No
2024/21184
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/3211 E., 2023/2448 K.- 2023/47 E., 2023/740 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2020 tarihli ve 2016/515 Esas, 2020/771 Karar sayılı kararında sanıklar hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143, 62 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanıklar ve sanık ... müdafinin kararı istinaf etmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 19.10.2021 tarihli ve 2020/2479 Esas, 2021/1553 Karar sayılı kararıyla sanık ... Taşçı yönünden 5271 sayılı Kanunu'nun 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmeyen gerekçelerle hükmün bozulduğu, sanık ... yönünden ise istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, sanık Mürsit Kamil Badem müdafinin kararı temyiz etmesi üzerine Dairemizin 13.06.2022 tarihli ve 2022/4006 Esas, 2022/12007 Karar sayılı ilâmıyla kararın bozularak 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca gereğinin ifası için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 07.09.2022 tarihli ve 2022/2528 Esas 2022/1477 Karar sayılı kararıyla Yargıtay bozma ilâmı doğrultusunda kararın bozulduğu, İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2023 tarihli ve 2023/47 Esas, 2023/740 Karar sayılı kararıyla her iki sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143,168/2, 62 maddeleri uyarınca 3 yıl 1ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, sanıklar ve sanıklar müdafilerinin temyizi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 03.10.2023 tarihli ve 2023/3211 Esas, 2023/2448 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği belirlenerek yapılan incelemede; I- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Dairemizin 13.06.2022 tarihli ve 2022/4006 Esas, 2022/12007 Karar sayılı ilâmının karar tarihi itibarıyla 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerekirken sehven bölge adliye mahkemesine gönderildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 07.09.2022 tarihli ve 2022/2528 Esas 2022/1477 Karar sayılı kararıyla Yargıtay bozma ilâmı doğrultusunda karar bozularak ilk derece mahkemesine gönderildiği nazara alındığında 5271 sayılı Kanun'un 307/3 maddesi uyarınca Dairemizin bozmasından geçen karara uyan ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı sadece temyiz yoluna başvurulabileceği gözetildiğinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 03.10.2023 tarihli ve 2023/3211 Esas, 2023/2448 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, temyize konu olan İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2023 tarihli ve 2023/47 Esas, 2023/740 Karar sayılı kararının yapılan incelemesinde; Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, II- Sanık ... Taşçı yönünden yapılan incelemede 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığı düzenlenmişse de İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2020 tarihli ve 2016/515 Esas, 2020/771 Karar sayılı kararıyla hükmedilen 6 yıl hapis cezasının istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın gidererek vereceği kararların temyize tabi olacağı belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2020 tarihli ve 2016/515 Esas, 2020/771 Karar sayılı dosyasında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 19.10.2021 tarihli ve 2020/2979 Esas, 2021/1553 sayılı kararının; "... Kabul edilen suç niteliği itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik dahi gözetilerek, sanığa yüklenen TCK'nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hükümler kurularak aynı Kanun’un 188/1. maddesine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMK'nın 289/1-e-h, maddeleri uyarınca BOZULMASINA,..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, suçun sabit olduğuna ilişkin olan bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 19.10.2021 tarihli ve 2020/2479 Esas, 2021/1553 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2023 tarihli ve 2023/47 Esas, 2023/740 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/113, K. 2024/21184, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-113-e-2024-21184-k-de18db608692